2011 Yılının En İyi Yatırım Aracı Ne Olacak?

2002 yılında sarsılmaya başlayan ABD ekonomisi 2007 yılında mortgate sistemini oturtamamamsı üzerine ciddi hasar gördü. ABD’nin 5. büyük bankası Lehman Brothers da dahil olmak üzre bir çok banka ve kredi kurumları iflas etti. ABD sınırları içinde başlayan kriz menkul kıymetlere, hedge fonlarına , sigorta şirketlerine kadar yansıdı. Küresel bir dünyada uluslararası ticaretin para biriminin Dolar olması krizin önce Avrupa’ya sonra da dünyanın geri kalanına yayılma sürecini hızlandırdı. Dünya ekonomisinde ciddi çöküşe sebep olan  finansal krizin küresel etkileri 2009 ve 2010 da kendisini hissettirdi. Fakat Türkiye izlediği ekonomik politika ile finansal krizin  küresel etkilerini  çabuk absorbe etti. Bunun sonucunda da IMF’in  2010 büyüme tahminini 1.5 puan yükselterek 2010 yılı büyüme tahminlerini en çok yükselten ülke oldu ve Finansal Krizin Küresel Etkilerini lehine çevirmeyi başaran Türkiye, Ekonomik olarak %10.3 oranında büyüdü. İMKB ise Dünyanın En Çok kazandıran Borsaları Listesinde 6. sırada yer aldı.

Piyasalar en hareketli dönemini  geçirdiği son bir kaç yılada yatırım araçlarının  değerlerinde ciddi değişiklikler meydana geldi.

2009 Yılının En Çok Kazandıran Yatırım Araçları

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık/2009 Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları açıklandığında  en fazla reel getiri sağlayan yatırım araçları sırasıyla Borsa Endeksi (İMKB Ulusal 100 ) , Külçe Altın, Mevduat Faizi, Euro ve Dolar oldu.

2010 Yılının En Çok Kazandıran Yatırım Araçları

Her ölçekteki yatırımcının her zaman güvendiği  yatırım aracı olan  Altın’ın  2008 de başlayan yükselişi 2009′da da devam ederek, Altın’ın  En Çok Kazandıran 2. Yatırım Aracı olması olmasına sebep olmuştu. 2010 yılında ise Altının yükselişi son sürat devam etti. Öyle ki 1 ons Altın’ın değeri 950 dolara kadar yükseldi. Tarihin en yüksek değerine ulaşarak rekor kıran Altın’ın değeri  2010 ‘un Ocak ayından beri % 21.49′ arttı. Dünyanın en çok kazandıran Borsaları arasında 6. sırada  yer alan İMKB  68.589  ile  en yüksek kapanış yaparak yatırımcısına % 26,38 kazandırdı.

2010 ‘ da bizi en çok şaşırtan yatırım aracı Gümüş oldu. Haftalık % 1,89 yıllık ise % 33,43 değer kazanan Gümüş, son 30 yılın en yüksek değerine ulaştı.

2011 Yılının En Çok Kazandıran Yatırım Aracı Ne Olacak?

FED’in açıklamalarına göre  izlenilen para politikası değişmeyeceği için  2009 – 2010 verileri baz alınarak 2011 ‘de  de hangi yatırım araçlarının değer kazanacağını tahmin edebiliriz  fakat ne kadar isabetli olacağı tartışılır. Zira 2011 yılının çok hareketli geçmesi bekleniyor. Bunun sebebi  son yıllarda gelişmekte olan Hindistan Ekonomisinin 2011 yılında  % 8.2 lik bir artış ile büyümeye devam etmekte olan Çin Ekonomisini geride bırakacak. Bu tahminin gerçekleşmesi halinde  dünyada ekonomik dengelerin değişmeye devam edeceği  ve Hindistan’ın etkisiyle ciddi bir emtia ticareti yaşanacağını söyleyebiliriz.  Ayrıca 2010 yılında rekor seviyelere ulaşan Altın ‘ın ve beklenmedik çıkışı ile heyecanlandıran Gümüş’ün değer kazanmaya devam edecektir. FED’in likitideyi arttırmaya devam etmesi sonucunda  enflasyon riskini en aza indirgemek için metallerin değeri yükselmesi beklenebilir. Altın ve Gümüş’ün rekor  seviyeye ulaşması Bakır’ın piyasada yeralmasına sebep olacak, bunun sonucunda da tıpkı Altın ,Gümüş gibi Bakır ‘da rekor fiyatlara ulaşarak 2011 yılının yükselen yatırım araçları arasında yerini alacaktır. Platin, Kalay, Nikel,  Paladyum, Çinko ve  Kurşun’da piyasada işlem gören diğer metaller arasında yerlerini alacaklardır.

Ayrıca 2010 yılında değeri % 72 artan Buğday, Uluslararası Tahıl Konseyi’nin stoklarının azalfığını açıkladığı Mısır ve Çin’in enflasyon artışını önleme çabalarına rağmen daha fazla  talep edilecek Soya Fasülyesi 2011 yılında değer kazanan yatırım araçlarından olacaktır.

FED’in  izlediği para politikasını değiştirmemesi,  Avrupa’nın  Finansal Krizin etkilerinden tam olarak kurtulamaması gibi sebeplerden dolayı EUR/USD paritesi 1.15 – 1.30 arasında işlem görebilir. Buna rağmen Euro’nun Dolar karşısında değer kaybetmeye devam etmesi  mümkün olacaktır ,özellikle de 2011 ‘in ikinci yarısında. Petrol ise dolardan bağımsız olarak 2011 de değer kazanması beklenen yatırım araçları arasında yer alıyor.

2011 yılında Türkiye’ yi oldukça hareketli bir dönem bekliyor. T.C Merkez Bankasının  faiz oranlarını düşürmesi, 2011 de ki Genel Seçim ve sonuçlarının ülke ekonomisine etkisi  gibi bir takım faktörlerin belirsizliği sebebiyle  tahmin yürütmek zor. Fakat 2010 yılına bakacak olursak Türkiye Ekonomisinin 2011 yılnda da büyüyeceği ve İMKB’nin 2011 yılında Dünyanın En Çok Kazandıran Borsaları sıralamasında ilk 5 te yer alacağını söylemek mümkün.

Sonuç olarak, olaylı bir yıla olacağı tahmin edilen 2011 yılında , gündemdeki en ufak bir olumsuz haberden bile etkilenen piyasalaın  nasıl bir dönem geçireceğini söylemek  çok zor  lakin en çok hangisi kazandıracak bilinmez ama  2011 yılında en fazla işlem görecek yatırım araçları; Forex,  Altın , Gümüş, Petrol ve İMKB olması bekleniyor.

En önemli ve unutulmaması gereken bir nokta ise;
Son zamanlarda ülkemizde popülerleşen forex piyasasının yatırımcılara sunduğu avantalar. Örneğin; Forex piyasasında, 1 Kasım 2010′da eğer 1000$ yatırım yapıp EUR satıp USD almış olsaydınız ve 8 gün sonra pozisyonunuzu kapatmış olsaydınız, 5000$ kazanç elde etmiş olacaktınız.

Sadece forex size, 8 gün içinde %500′lük bir kar getirebilir. Şimdi ücretsiz denemek istiyorsanız buraya tıklayın ve bir deneme hesabı açın, deneme hesabınızdaki sanal para ile para kaybetme riski olmadan forex piyasasında pratik yapabilirsiniz. Ayrıca şimdi deneme hesabı açan herkes ücretsiz forex eğitimi ve kitabı kazanıyor.

Ekonomik Krizde Nereye Yatırım Yapmalıyız?

Tarih yine tekerrür ediyor. Lehman Brothers’ın çöküşüyle başlayan 2008 krizinin şok etkisi piyasalar üzerinden henüz silinmemişti ki şimdi bir yenisiyle karşı karşıyayız. Evet, son günlerde yeni bir krizden çokça bahsediliyor. Merkez üssü yine Amerika ve kırılgan fay hattının diğer ucunda Avrupa var!

Bir türlü rayına oturamayan dünya ekonomisine yönelik kaygılar artarken, girdaptan kurtuluş hamleleri de fayda etmiyor. Piyasalar üzerine çöken karabasan ise bireysel ve kurumsal yatırımcıları stratejik değişiklik yapmaya zorluyor. Yani aslında bu durum az ya da çok parası olan her kesimi ilgilendiriyor. Çünkü, tasarrufların bir çoğu ya altına, ya dövize, ya borsaya, ya da faize bağlanmış durumda. Bu yatırım araçlarını yönlendiren de doğal olarak küresel ekonomideki gelişmeler!

Varlık sahiplerini son günlerde telaşa iten de bu yatırım araçlarının fiyatlarında görülen aşırı agresif hareketler. Parayı yöneten uzmanlar bile bu oynaklık nedeniyle bugünden yarına tahmin yapmakta ve görüş belirtmekte zorlanıyor. İşte belirsiz ve zorlu bu piyasa koşullarında hızlı hareket edip zararı minimuma indirmek ve hatta bunu kâra çevirmek hayati derece de önem kazanmış durumda. Çünkü, aceleyle yapılabilecek yanlış bir hamle yılların birikimini bir anda silebiliyor! Elbette tam tesi de mümkün. Bu yüzden yatırım yaparken temkinli ve bilinçli olmakta fayda var.

Biz de tasarruf sahibi vatandaşın, bu belirsiz ve aşırı oynak piyasa koşullarını ‘en az zararla’ nasıl atlabileceğini ve bu koşullarda parasını nasıl koruyabileceğini araştırdık. Ve “krizsavar stratejinin” nasıl olması gerektiğini tek tek uzmanlarına sorduk. Okuyup son kararı siz verin…

KRİZDEN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Uzmanlar hemen hemen ortak bir noktada kesişiyor: TL mevduat! Daha önce olduğu gibi bu geçiş dönemi de nakit varlıkların ‘kral’ olacağı bir dönem olacak. Döviz aşırı dalgalı bir seyir izliyor ve bu trend sürebilir. Uzmanlara göre yatırım için riskli fakat hisse senetleri piyasasından daha az riskli. Altının yükseliş hareketini sürdüreceği düşünülüyor. Fakat düzeltmelere hazırlıklı olunmalı. Düşüş de yükseliş kadar sert olabilir. “Hiç risk almam” diyenler için mevduat ve tahvil yatırımı ise analistlere göre riskten korunmanın en iyi yolu…
Fakat tek bir enstrümana para bağlamak istemeyenler için de karma sepet önerisi yapılıyor. Buna göre, paranızı belirli oranlarda döviz, altın, mevduat, tahvil, hisse senetleri piyasasında değerlendirebilirsiniz. Böylelikle paranızı hedge etmiş yani biri düşerken kaybettiğinizi, diğerinin yükselmesiyle karşılamış olursunuz. Uzmanların bu konudaki önerisine aşağıda ulaşabilirsiniz…

“MEVDUATI ÖNERİYORUM”
Global Menkul Değerler Hazine Müdürü Abdullah Kunt, tasarruf sahibi bireysel yatırımcıya piyasalardaki volatilite (oynaklık) nedeniyle vadeli mevduatı öneriyor. Kunt “Dövizde volatilite çok fazla. Altının ne olacağı belli değil. O yüzden ben kesinlikle mevduatı öneriyorum” diyor.

KRİZDEN KORUNMAK İÇİN BİR PORTFÖY ÖNERİSİ!
Meksa Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Barkın Yalçın, dünyadaki ve Türkiye’deki konjonktüre bağlı olarak tasarruf sahiplerine önemli önerilerde bulundu:

“Gelişmiş ülkelerde ikinci dip konuşuluyor. Tüm bu kaygılar Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkeleri de olumsuz şekilde etkiliyor. Gerek reel ekonomi (ihracat), gerekse finansal anlamda (döviz kuru) olumsuz etkileyen gelişmeler. Daha Temmuz ayı başına kadar 1.60 TL seviyelerinde seyreden dolar kuru Temmuz ayında bütün bu kaygılarla 1.70′in üzerine çıktı. Tabi buradaki yüzde 7-8 değer kaybı bizim maliyetlerimizi olumsuz bir şekilde etkileyecek. Bu da enflasyonist baskı olarak karşımıza çıkabilecek. İşlerin daha kötüye gitmesi halinde ise doğrudan doğruya bizim risk primlerizi artıracağı için bileşik faizde ve dolarda yukarı yönlü bir hareket beklenebilir.

DÖVİZ POZİSYONLARI KORUNMALI
Bu nedenle yatırımcıların mevcuttaki döviz pozisyonlarını tutmaya devam etmelerini tavsiye ediyorum. Hisse senedi senedi pozisyonu olan yatırımcılar da bunu bir miktar azaltıp tahvil tarafına ve döviz tarafına dengeli bir şekilde dağıtmalarında fayda var.

ALTIN SATMAYIN!
Bu belirsizlikler altın fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır. Bu kapsamda küçük yatırımcıların yastık altındaki altınları satmayıp yerinde tutmalarını tavsiye ediyorum. Altına yeni yatırım yapmak isteyenlere ise fiziki altın almalarının uygun olduğunu düşünüyorum. Çünü diğer türlü altın yatırımlarında yönetim ücretleri alındığı için bu yatırım sadece korunma amaçlı olabilir.

TASARRUFUNUZU ARTIRIN!
Ben bireysel yatırımcının bütçesindeki tasarruf miktarını artırmasını öneriyorum. Bütçedeki tasarruf yüzdesini bir miktar artırmak belirsiz ortamlarda yerinde bir karar olacaktır.

10.000 TL PARAM VAR, NEREYE YATIRAYIM?
Bugün itibariyle 10.000 TL tasarrufum olsaydı krizden en az zararla sıyrılmak için;
1-Yüzde 20′sini hisse senedi piyasasında,
2-Yüzde 30′unu tahvilde,
3-Yüzde 20′sini altın yatırımlarında,
4-Ve geriye kalan yüzde 30′u da döviz yatırımlarında değerlendirirdim.

“MEVDUAT VE ALTINA YATIRIM YAPILABİLİR”
Garanti Yatırım Araştırma Birim Müdürü Bahar Deniz Egemen ise risklerin arttığı bir ortamda olduğumuzu bu yüzden daha defansif davranılması gerektiğine dikkat çekiyor. “Risk getiri profili düşük. Kâr beklentileri düşüyor” diyen Egemen, bu yüzden hisse senetleri piyasasından ziyede mevduat ve altın gibi yatırım araçlarına yatırımı yapılabileceğini aktarıyor.

“ELDEKİ KUŞ DALDAKİ İKİ KUŞTAN YEĞDİR”
Egemen ayrıca bizimle, Garanti Yatırım’ın 2011 yılı ikinci yarı için hazırladığı “Mali Piyasalar Stratejisi Raporunu” da paylaştı. Raporda dikkat çekici başlıkları şu şekilde sıraladı:

-Yıl sonuna kadar yatırımcılara hisse senetlerinde seçici davranmalarını, TL yatırımlarında mevduatı tercih etmelerini öneriyoruz. Dövizde ise yılın geri kalanında yüksek volatilite bekliyoruz.

-Bu global çerçevede 2011 yılının ikinici yarısında da gelişmekte olan ülkelere para akışının devam edeceğini düşünüyoruz.

-Cari açık riski devam ediyor! 2010 yılında 48 milyar dolar olan (GSYH yüzde 6.5) cari açık yılın ilk dört ayında 64 milyar dolara (GSYH yüzde 8.5) tırmandı. Yıl sonu tahminimiz 65 milyar dolar seviyesinde.

BORSADA TAHMİN 6.000 PUAN DÜŞTÜ!
-İMKB: Kar tahminlerinde yapılan aşağı yönlü revizyonlar ile hedefler aşağı çekiliyor. Bu kapsamda yılbaşında 77,700 olan İMKB-100 endeksi hedefimizi 71.300′e revize ediyoruz. Beklenen getiriler, alınan risk karşısında yetersiz durumda. Bu nedenle hisse senedi pozisyonlarında seçici olunması gerektiğini düşünüyoruz.

-Tahvil/Bono: Zorlaşan likidite şartlarına rağmen azalan tahvil arzı nedeniyle faizde bundan sonra yatay seyir bekliyoruz. TCMB’nın yılın geri kalanında da faizi artırmayacağını düşünüyoruz. Yılın ilk yarısında ortalama yüzde 8.5 olan bono faizinin ikinci yarıda yüzde 9 seviyelerinde seyretmesini bekliyoruz. Yıl sonu beklentimiz ise yüzde 9.1 seviyesinde.

MEVDUAT CAZİP
-Mevduat: Mevduat faizinin artan rekabet ile birlikte cazibesini korumasını bekliyoruz.

-Döviz: Genişleyen cari açık ve düşen finansman kalitesi TL üzerinde belirgin risk yaratıyor. Yılbaşından bu yana TL’deki değer kaybı yüzde 8 seviyesinde. TL’nin yılın geri kalanında da baskı altında kalmasını bekliyoruz. Dolar/TL’nin yılı 1.65 seviyesinde kapatacağını tahmin ediyoruz. Avrupa’daki sorunlara rağmen Euro/dolar paritesinin 2011 yılını 1.43 civarında bitirmesini bekliyoruz.

ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRECEK
-Altın: Altın fiyatlarındaki olası gerilemelerin sınırlı kalacağını, ana yükseliş trendindeki hareketin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Altında yıl sonu fiyat beklentimiz 1.600 dolar/ons seviyesinde.

“RİSKLİ VARLIKLARDAN UZAK DURUN! ALTIN TERCİH EDİLEBİLİR”
Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. Müdür Yardımcısı Hakan Tezcan da yurtdışı yatırımcıların global bir durgunluğa girileceği yönünde bir yaklaşımın oluştuğunu belirterek şöyle devam etti:
“Her gün farklı bir resim ortaya çıkıyor. Gerçekten biz de yatırımcılara ne olup biteceği konusunda net bir fikir üretmekten uzağız. Özellikle dün itibariyle yurtdışında yatırımcılarda temel bir yaklaşım değişikliği olabileceğini düşünüyoruz. Teknik olarak çok kritik seviyelere gelindi. Genel trend yükselişi desteklemiyor. Hisse senetleri piyasaları daha da aşağıda oluşabilir.

SABİT GETİRİLİ MEVDUAT VE FONLAR…
Yatırım için şu anda altında başka bir seçenek görülmüyor. Riskli varlıklardan uzak durulmalı. Sabit getirili mevduat ve altına endeksli fonlar yatırım için uygun olabilir. Dövizde de yukarı yönlü hareketlerin bir takım sözlü müdahlelerle engellendiğini görüyoruz. Ve bundan sonraki yükselişlerin de müdahalelerle sınırlanacağını düşünüyoruz. Bu yüzden yükselişin daha fazla olmasını düşük görüyoruz.

DENGELİ BİR PORTFÖY ÖNERİSİ DAHA!
Döviz yatırımını tavsiye etmiyoruz. Tasarruf sahipleri bu belirsiz ortamda varlıklarının üçte birini altına, üçte birini mevduata, üçte birini de sabit getirili enstrümanlara yönlendirebilir.

KAYNAK
BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

Forex Piyasası ve Emtia Ticareti ile Kazanç Fırsatı

Son zamanlarda yatırım piyasasında en fazla tercih dilen yatırım aracı şüphesiz ki emtialardır. Özellikle son dört yılda meydana gelen ham petrol ve altın da meydana gelen fiyat artışları emtia ticaretine olan talebi arttırmış ve emtia piyasalarının hareketlenmesine sebep olmuştur.

Altın ve ham petrol başta olmak üzere emtialar yatırım aracı olarak geçmişten günümüze hemen hemen her tür ölçekteki yatırımcı tarafından sıklıkla tercih edilen yatırım araçlarıdır. Ancak 2006 yılından önce Türkiye’de emtialara yatırım yapmak son derece zahmetli ve yeterince kazançlı değildi. Bunun en bilinen örneği altın alım satım işlemleriydi. Çünkü yatırımcı altına yatırım yapmak istediğinde sadece belirli saatlerde yayın yapan televizyon, teleteks, radyo, gazeteler ve borsa salonları vasıtasıyla altın fiyatlarını takip edip akabinde kuyumcuya giderek altın alıyor , değer kazanana kadar çalınma tehlikesine karşılık yastık altında saklıyor , değerlendiğini öğrendiğinde ise tekrar kuyumcuya giderek satışını yapıp kazanç elde ediyordu. Veya altını aldıktan sonra bankaya giderek hesabına yatırıyordu ve bu eziyetli süreç sürekli tekrarlanıyordu. Sonuç olarak ise ortalamanın altında bir kar getirisi elde edildiği için de yatırımcıyı tatmin etmiyordu.

Diğer emtialara yatırım ise daha karışıktı. Çünkü ham petrolü, doğal gazı, buğdayı, pamuğu, mısırı veya şekeri yastık altında saklamak mümkün değildi. Bu tür emtialara yatırım yapmak sadece gelecekteki fiyatları üzerinden spekülasyon yapmak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla sadece gelecekte fiyatının artacağını düşünülen emtianın fiyatına yatırım yapılmaktadır. Dolayısıyla bu tür emtialara yatırım yapmak isteyen yatırımcılar borsayı tercih ediyorlardı.

Borsa salonlarında emtia fiyatlarını takip ederek emtia alım satımı yapıyorlar, bu şekilde emtia ticaretinden kazanç elde ediyorlardı. Ancak borsa, karlı emtia işlemleri için yeterli koşullara sahip değildi.

2006 yılında ülkemize Türkçe olarak gelen Forex Piyasası, yatırımcının emtia ticaretine bakış açısını tamamen değiştirdi. Çünkü Forex Piyasası’nda emtia ticareti yapmak için borsa salonu, kuyumcu ve bankaya tek tek gitmek, onlarca yayın kanalında sadece belirli saatlerde verilen emtia piyasası verilerini takip etmek ve alım satım işlemleri için banka ve borsa aracı kurumları gibi aracılık görevini üstlenen kurum ve kuruluşlara komisyon, işlem ücreti, alım satım farkı gibi ekstra bedeller ödenmesi söz konusu değildir.

Forex Piyasası’nın avantajları bu kadarla sınırlı olmayıp, yatırımcıya haftanın 5 günü 24 saat dilediği zaman piyasa takibi ve alım satım yapma imkanı sunmakta ve kaldıraç etkisi olarak tanımlanan sadece Forex Piyasası’na özgü bir özellik sayesinde , mevcut sermayenin 100 katına kadar alım satım yapabilme imkanı sağlamaktadır. Kısacası Forex Piyasası yatırımcının daha fazla kazanması , daha kolay şartlar altında emtia ticareti yapması için gerekli olan her tür imkana sahip bir piyasadır.

Forex Piyasası’nda yatırım yapabilmek için yatırımcının ihtiyaç duyacağı ilk şey köklü, denetlenen ve güvenli bir Forex Aracı Kurumu belirlemektir. Bunun en basit ve güvenli yolu ise hemen hemen her Forex Aracı Kurumunda bulunan Demo Forex Hesabı açmaktır. Tamamen ücretsiz olan Demo Forex Hesabı , 100.000$ sanal para yüklü olarak açıldığı için yatırımcıya dilediği gibi işlem yapma, Forex Piyasası’nı, Forex Aracı Kurumunu ve Forex Aracı Kurumunun sağladığı Online İşlem Platformunu para kaybetme riski olmaksızın yakından tanıma , test etme imkanı sunmaktadır.
Forex Aracı Kurumu belirlendikten sonra sıra bütçe ve beklentilere uygun Forex Hesabını belirlemeye gelecektir. Forex Aracı Kurumları hemen hemen her ölçekteki yatırımcıya hitap eden Gerçek Forex Hesabı seçeneklerine sahiptirler. Hatta sadece denemek amacı ile Forex Piyasası’nda Gerçek Forex Hesabı ile işlem yapmak isteyenler için oldukça makul depozit miktarına sahip Gerçek Forex Hesapları bulunmaktadır.

Bunun en güzel örneği ise ülkemizde en çok tercih edilen Forex Aracı Kurumu olan GCMForex ‘in 100$’lık Gerçek Forex Hesabıdır. Bu hesap her bütçeye uygun olduğu gibi 1:100 kaldıraç oranı ile 100$’lık sermayeniz olmasına rağmen 10.000$’lık alım satım yapmanıza olanak sağladığı için , yatırdığınız miktara nazaran çok kısa sürede çok daha fazla kazanç elde etmenizi sağlamaktadır.

Forex Piyasası’nda emtia ticareti yapmak isteyen ancak bu konuda tecrübesi olmayan yeni yatırımcılar , ücretsiz Demo Forex Hesabı edinerek tecrübe edinebilirler. GCMForex’de ücretsiz Demo Forex Hesabı açan yatırımcılar, tamamını GCMForex’in uzaman kadrosunun hazırladığı ücretsiz Web Seminerleri, ücretsiz Forex Eğitim Videoları ve yine ücretsiz Forex Eğitim Kitabına sahip olmaktadırlar. Bu sebeple görsel, uygulamalı ve etkileşimli Forex Eğitimi alarak, kısa sürede kazançlı işlemlere başlamaktadırlar.

Ücretsiz hesap açmak için buraya tıklayın.

2011′de Döviz Yatırımı

2011 yılında Döviz ‘e yatırım yapmanın kazançlı olup olmayacağı yönünde çeşitli tartışmalar sürüyor. Bir çok yerde iki farklı görüş olan “2011’ de Döviz’e Yatırım Yapın Kazançlı Çıkın” ve “ 2011 yılında Döviz Yatırımı Kar Getirmeyecek” başlıklı haberleri, makaleleri hepimiz görüyor, okuyoruz. Peki acaba  2011 yılında Dövize yatırım yapmak  doğru mu? Kazandıran bir yatırım mı olur yoksa tamamen zarar getiren bir tercih mi?

Bu sorulara cevap verebilmek gerçekten zor. Öncelikle her yerde yazıldığına göre 2011 yılının Emtia Yılı olması bekleniyor. Yani emtia ürünleri revaçta olacak ve dolayısıyla kazanç getireceklerdir. Döviz yatırımına gelirsek, dünden bu güne her zamana tercih edilen bir yatırım aracı olmuştur Döviz Yatırımı. İnsanlar her ne koşulda olursa olsun değeri düşen dövizi alır ve değeri yükselince satarlar. Bu gelenek gibi bir şeye dönüşmüştür artık. Piyasalara baktığımızda ise Amerikan Dolarının toplanma sürecinde olduğunu bu sebeple genellikle yükselme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Euro’ ya bakacak olursak oldukça yorgun olmasına rağmen zaman zaman hiç beklenmedik şekilde Amerikan Doları karşısında değer kazandığını görüyoruz.

Oldukça tuhaf olan bu pariteden örnek vermemizin sebebi en değişken ve dünya gündemini en açık şekilde yansıtan  bir başka parite daha olmadığı içindir. Finansal Krizden sonra Amerikan Dolarının hızla değer kaybettiği ve buna tepki olarak Euro’nun hızla değer kazanmasından oluşan bu süreç 2010 yılının son çeyreğine kadar son sürat devam etti. Hatta bir çok yatırımcı artık Doların sonunun geldiğini düşündü ve gelecekte Dünyanın resmi para biriminin Dolar yerine Euro olacağını  düşünmüştü.  Fakat toparlanma sürecine giren Amerikan Dolarının değerlenmesiyle değer yitirmeye başlayan Euro’un  tamamen yok olacağı yönündeki beklentiler alevlenerek EUR/USD ‘ın dünyanın en çok tartışılan paritesi olmasına sebep oldu.

Evet beklenmedik bir şekilde dengeleri değişen bu iki dövizden yola çıkarak, bir çok dövize rahatlıkla yatırım yapılabileceği ve 2011 yılında döviz yatırımı ile kazançlı işlemler gerçekleştirilebileceğini söyleyebiliriz. Bunun sebebi olarak da kısa vade de olsa , gün içinde de olsa  anlık olarak takip edildiği müddetçe kısa vadeli işlemlerde bu değişken piyasa sa kazanç elde etmek mümkündür. Önemli olan doğru analizleri yapmak ; Amerikan Doları ve Euro fiyatlarını piyasa ekranından takip ederek, doğru zamanda doğru işlemleri gerçekleştirebilen yatırımcılar için oldukça kazançlı bir yatırım yılı olabilir.

Yani 2011 yılında döviz yatırımı ilk tercih olmasa da ben piyasa takibi yapabilirim, ön görüm kuvvetlidir, daha önce de döviz ticareti yaptım piyasa koşullarını biliyorum, alt tarafı gündemi takip ederek oldukça iyi bir kazanç elde edebilirim diyenlerdenseniz, 2011 yılı sizin için oldukça kazançlı ve heyecanlı geçecektir.

2011′de Petrol Fiyatları ve Petrol Ticareti

Tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği petrol fiyatlarının 2011 ‘ de nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu. 2010 yılını  1 varili 76 $ gibi bir ortalamayla tamamlayan petrolün Türkiye’ ye 2010 yılı  maliyetinin 19 milyar dolar olduğu düşünülürse popüleritesini kolay kolay yitirmeyecek bir emtia olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Özellikle kış mevsiminin getirisi olan soğuk hava yüzünden zaruri olarak talep artışı olduğu için  son günlerde fiyat artışı olan petrol için OPEC’den 2011 yılı için yeteri kadar arz olduğu yönünde açıklama yapıldı. Buna rağmen ikamesi olmayan ve suni olarak üretilemeyen petrolün bir de sınırlı bir kaynak olmasına karşın dünya genelinde bir çok ürünün ham maddesi olması ve bindiğimiz araçlardan  evimizde yanan kaloriferlere kadar bir çok  alanda enerji kaynağı olarak kullanıldığı düşünüldüğünde ne kadar arz yeterli  olabilir ki? sorusu gündeme geliyor.

Yeteri kadar arz olması durumunda varilinin 100$ a dayanacağı tahmin edilen petrolün yeteri kadar arz edilememesi durumunda bir varilinin 200$ ‘ ı zorlayacağı şeklinde oldukça korkutucu ön görüler var. Bir çok uzman alternatif enerji kaynaklarına yönelmezsek petrol kıtlığının yaşanacağı dolayısıyla petrol fiyatlarının çok fazla yükseleceği ve uluslararası ilişkilerin bozulacağı belirtiliyor. Üstelik bu sürecin önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşeceği  ve bu sürenin her geçen gün azaldığı belirtiliyor.

Tam bu noktada petrolün yerin elektrik enerjisi kullanılabileceği ve lityum metalinin bu işin kilit noktası olduğu yönünde yapılan açıklamalar yapılı ve  hatta dünden bu güne piyasadaki işlem hacmi açısından her zaman ilk üçte yer alan petrolün yerini lityuma bırakacağı düşünülebilir. Fakat dünyanın alışkanlıklarını kısa sürede değiştirmesi için gerekli oryantasyonun sağlanmasının ancak işin ciddiyetinin kavranarak, devletlerin vatandaşı yönlendirmesi ile mümkün olacaktır.

Fakat mevcut petrolü idareli de kullansak alternatif enerji kaynaklarına da yönelsek , petrol fiyatlarındaki artışın önüne geçemeyeceğimiz bir gerçek.  Çünkü kısa sürede oturulamayacak bir sistemi hala insanlara anlatma aşamasında olduğumuzu göz önünde bulundurursak en az 10- 15 yıl daha petrol  para piyasalarının vazgeçilmezlerinden olacak, arz – talep miktarlarındaki farklılıklar , siyasi faktörler ve Amerikan Dolarının seyrine göre her zamanki gibi değişken fiyat grafiği ile piyasada yerini alacak ve yine yatırımcının en fazla talep ettiği yatırım araçlarından olmaya devam edecektir.

Yakın gelecekte petrol açısından olacaklar bu şekilde tahmin edilirken  2011 yılı için petrol fiyatlarının 95 $ ile 100 $ arasında yer alacağı tahmin ediliyor. Özellikle Rusyanın 2010 ‘ da rekor seviyedeki Petrol üretimi, 2011 yılında petrol fiyatlarının  aşırı yükselmesi veya aşırı düşmesi gibi ihtimalleri ortadan kaldırdığı için petrol yatırımcısının zarar etme ihtimalinin düşük olduğu ,hatta  bu günün  fiyatından petrole yapılan yatırımın 2011 yılının 3. ve 4. çeyreğinde kar getireceği belirtiliyor.

2011’ de Gayrimenkul Sektörü

Finansal Kriz’ den sonra sağlam bir yatırım aracı arayışındaki yatırımcıların imdadına koşan bir diğer sektör ise Gayrimenkul sektörü oldu. Her zaman sağlam bir yatırım aracı olarak görülen Gayrimenkul, kolay kolay değer yitirmeyen ve uzun vadede gerçekten güzel kar getiren bir yatırım aracıdır. Bu sebeple herkes en az bir evi olsun ister ve genellikle emekli ikramiyelerinin değerlendirildiği tek sektördür.

Kriz sebebiyle oldukça hareketli geçen 2009 yılının ardından 2010 da gayrimenkul fiyatlarındaki artış endişelendirmişti fakat yapılan bu zamlar sektörde herhangi bir gerileme yaşanmasına sebep olmadı . Aksine gayrimenkul piyasası 2010 yılında  göz ardı edilemeyecek bir büyüme sürecine girdi. Bu sürecin 2011 yılında da artarak devam etmesi bekleniyor. Özellikle konut kredilerindeki düşüşlerin destekleyeceği bu talep artışının ardından konut fiyatlarında ve kiralarında az bir miktar fiyat artışı ön görülüyor. Fakat bu artış gayrimenkul yatırımlarına olan talebi etkileyecek miktarda olmayacaktır.  2011 yılında Türkiye ekonomisinde de yine büyüme beklentileri devam ettiği için Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı kapsamında da hareketlenmeler yaşanması olası.

Yatırımcının her zaman güvenle tercih ettiği Gayrimenkul genellikle gülümseten bir yatırım aracı olmuştur. Özellikle son yıllarda  yapılan son derece kaliteli ve uygun fiyatlı projeler yatırımcının ilgisini gayrimenkul sektörüne çekmeye başlamış, gayrimenkul piyasasının da tekrar canlanmasında etken olmuştur. 2011 yılında  da yine GMYO kapsamında bir çok projenin yatırımcının beğenisine sunulacak olması ve konut kredisi faizlerinde meydana gelmesi beklenen indirim , yatırımcıyı tekrar Gayrimenkul sektörüne çekecektir. Ayrıca uzmanlar  2011 Haziran ‘da gerçekleşecek olan genel seçimin  gayrimenkul sektörünü referandum süreci kadar etkilemeyeceği  görüşünde olup , Haziran sonrası taleplerin artacağını tahmin ediyorlar. 2011 yılı gayrimenkul sektöründeki büyüme oranı ise en az % 10 olacağı düşünülüyor.

Finansal Kriz sebebiyle tüm dünyada Gayrimenkul sektöründe bir artış söz konusu. Ve buna paralel olarak da yeni düzenlemelere gidiliyor. Finansal Krizin en çok vurduğu ülke olan ABD’ nin  hızlı bir toparlanma sürecin getirisi olarak Gayrimenkul Sektöründe % 20 oranında bir artış yakalayacağı tahmin ediliyor. 2010 yılında % 46 lık artış yakalayan İngiltere, % 219 ‘ luk artış gerçekleşen Singapur, % 77 oranında artış yakalayan Avustralya, % 41 lik artış yakalayan Çin ve % 28 lik artış gerçekleşen Hong Kong ‘ da 2011 yılında Gayrimenkul Sektörünün gelişmesi beklenen ülkeler arasında yer alıyor.

Dünyadan Türkiye’ye bakıldığında ise Finansal Krizi’ n beklenmedik bir şekilde hızlı ve çok az hasarla atlatılmasının ardından, yabancı yatırımcılar hemen hemen her sektördeki gelişmeleri yakından takip etmeye başladılar. Özellikle Türk Gayrimenkul Piyasasındaki uygun emlak fiyatları, güçlü finansal yapı ve mali disiplin ile Avrupa’nın en güvenilir Gayrimenkul Piyasaları arasında yer  alıyor ve gelişme sürecinde olduğu için de yabancı yatırıcıların Türkiye’ de en çok tercih ettiği sektörler arasında yer alıyor. Fakat 2011 yılında Gayrimenkul Piyasasında beklenen hareketlenmenin mütekabiliyet konusuna takıldığını belirten uzmanlar Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Bulgaristan, Suriye, Kazakistan, Türkmenistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi birçok ülke vatandaşının Türkiye’ de konut sahibi olamadıklarını ve mütekabiliyet konusunda acilen düzenlemelere gidilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

2011′de İMKB Ne Olur?

2009 yılında ki kriz ortamında % 102 değer kazanarak bütün dünyanın ilgisini Türkiye’ye çeken IMKB , Dünyanın En Çok Kazandıran Borsaları Listesinde 6. sırada yer almıştı. 2010 yılında da bu büyüme ve yükselişi sürdüren IMKB  25 halka arz projesinin 23 ‘ ünü başarı ile tamamlayarak  son on yılın halka arz rekorunu kırmayı başardı.

IMKB bu iki yıllık başarının ardından 2011’ de “Türkiye Ortak İşletim Platformu” , “İstanbul Finans Merkezi”, başta olmak üzere bir çok projeyle girerek 2011 yılında da gelişme ve büyüme sürecinin devam edeceği sinyallerini veriyor. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalarda özellikle 2011 yılı sonunda IMKB 100 Endeks’ inin 79 bini zorlayacağı belirtildi. Dünya ekonomisinin bu denli zorlandığı bir dönemde Türkiye’ de ki büyümenin sebebinin ülke piyasalarına giren yabancı sermaye olduğunu ve  2011’ de de mevcut likidite miktarının bol halinde, büyüme ve gelişme sürecinin hızla süreceği belirtilirken, yabancı sermaye yönetiminin önemi vurgulanarak “ Merkez Bankası ve BDDK tarafından özellikle son dönemlerde hızlı yabancı sermaye girişine karşı alınan önlemlerin , yabancı sermayenin önünü kesmemesi gerektiği, çünkü 45 milyar dolar olduğu tahmin edilen cari açığın ancak yabancı sermaye ile dengelenerek finanse edilebileceği belirtilirken, Merkez Bankasının izlediği para politikası doğrultusunda TL’ nin , gelişme sürecinde ki ülkelere sermaye girişinin süreceği 5 yıllık vadede değer kazanacağı tahmin ediliyor.

2011 yılına bir çok proje ile hazırlanan IMKB , açıklamalara göre 30 şirketi halka açarak 10 milyar dolar kadar kazanç elde edileceği,  ayrıca 50 çok ortaklı şirketin de piyasalara kazandırılacağı açıklandı. Ayrıca manipülasyon meydana gelmemesi için dünya piyasaları için danışmanlık yapmış  çok ünlü bir algoritmacıyla danışmalık sözleşmesi imzalanacağı dolayısıyla piyasadaki algoritmik alım – satım işlemlerinin düzenleneceği belirtildi.

Çok yakın bir gelecekte dünya piyasalarını yönlendireceği tahmin edilen IMKB  2011 yılında gerçekleştirmeyi planladığı 9 ana hedefi şu şekilde açıkladı;

1- Daha çok KOBİ Piyasası olarak bilinen ve küçük ölçekli firmaların sermaye artışı, gelişme ve halka arz süreçlerini idame ettirmek ve  büyüme gösteren firmaların  daha büyük piyasalara geçmelerine olanak tanımak gibi faaliyetlerin yürütüleceği, bir piyasa olan Gelişen İşletmeler Piyasası faaliyete geçecek.

2- 2010 yılında halka arz seferberliğini % 92 başarı ile sonuçlandıran IMKB , 2011’ de Halka Arz Zirveleri’ ne devam edecek.

3- 2011 yılının ilk çeyrek döneminde Ürün İhtisas Piyasası kurulacak.

4- İstanbul’ u Türkiye’ nin Finans Merkezi olmasına bir adım daha yaklaştıracak olan Dünya Borsalarına tek bir noktadan erişim imkanı sağlayacak bir Teknoloji Şirketi kurulacak.

5- Kapanış fiyatını tespit etmek amacıyla piyasaların kapanmasından on dakika önce işlemler durdurulup talepler alınacağı Kapanış Seansı Uygulaması 2011 yılının ilk çeyreğinde devreye girecek.

6- 17 yıl önce kurulan IMKB Tahvil ve Bono Piyasası dahilinde işlem gören Repo ve Ters Repo Pazarına dahil edilecek  Menkul Kıymet Tercihli Repo Pazarı adıyla yeni bir repo pazarı kurulacak.

7- 2004 yılından bu yana IMKB bünyesinde işlem gören Eurobondlar , Tezgah Üstü Piyasaya entegre edilecek.

8- Tek hisse senedine dayalı vadeli opsiyon kontratları 2011 ‘ in ilk çeyreğinde IMKB bünyesinde  işlem görmeye başlayacak.

En Çok Kazandıran Yatırım Araçları 2011

Son 4 yıllık Finansal Kriz Dönemini değil de 10 yıllık yakın tarihi baz alarak En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarına bir göz atalım;

Güvenli Liman “Altın”

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının hazırladığı bir istatistiğe göre son 10 yılda 3,5 kat değerlenen Altın, özellikle Kriz ortamında hızla değer kazanarak rekor fiyatlara ulaştı.  Her zaman her ölçekteki yatırımcı için Güvenli Liman olan Altın son 10 yıldır kazandırmaya devam ediyor. Özellikle gün içerisinde sürekli değişkenlik gösteren fiyatları, kısa vadeli yatırım yapan birçok yatırımcının gün sonunda iyi bir kazanç elde etmelerini sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda da değer kazanmaya ve kazandırmaya devam edeceği düşünülen Altın, en çok kazandıran yatırım araçlarından birisidir.

Tükenmekte Olan “Petrol”

Son yıllarda Doların değer kaybetmesinden ve Finansal Krizden etkilenen Petrol, son on yıllık süreçte incelendiğinde inişli çıkışlı bir süreç geride bıraktığı görülmektedir. Bu süreç zarfında sıkı takip eden yatırımcılara oldukça ciddi miktarda kar ettirmiş olan Petrol, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla değer kazanacak dolayısıyla piyasadaki en rağbet gören yatırım aracı olacaktır. Tüm bunlara, petrolün birçok sanayide ham madde olarak kullanılmasının yanı sıra, dünyanın enerji ve yakıt ihtiyacını gidermesi ayrıca tüm bu talebe rağmen petrol kaynaklarının hızla tükenmesi sebep olacaktır. Petrolün yapay olarak üretilememesi, ikamesinin olmaması gibi faktörlerde bu süreci hızlandırmaktadır. 50 yıl içinde tükeneceği belirtilen Petrol, çok talep ve yetersiz arz sebebiyle aşırı değer kazanacaktır.

En Önemli Gıda Ham Maddesi “Buğday”

Eskisine nazaran yeteri kadar üretilemeyen, buna rağmen birçok gıda maddesinin ham maddesi olan buğday da değerlenen emtialar arasındadır. Özellikle 2010 yılında değeri % 72 oranında artış gösteren Buğday, önümüzdeki senelerde de değer kazamaya devam ederek edecektir. Çünkü Uluslararası Tahıl Komitesi stokların azaldığını ve talebe karşılık vermekte zorlanacaklarını belirtti. 2011 yılı ve sonrasında özellikle Kırmızı Buğday başta olmak üzere buğday, yatırımcıya kazandıracak olan yatırım araçlarındandır.

Hızla Büyüyen Borsa “IMKB”

Finansal Krizin yaradığı nadir ülkelerden birisi olan Türkiye’nin ekonomik olarak hızla büyümesi ile yıllardır kaybettiren IMKB dünyanın en çok kazandıran borsaları arasında yer alarak, yatırımcının yüzünü güldürmüştür. Genel olarak bakıldığında 2000 li yılların başlarında az miktarda da olsa düşüler yaşayan, IMKB, 2008 yılına gelindiğinde Yılın En Çok Kaybettiren Borsaları Sıralamasında 17. sırada yer aldı. 2009 yılında ise Dünyanın En Çok kazandıran Borsaları Sıralamasında 6. sırada yer alan IMKB gerçekten inişli çıkışlı bir yatırım süreci geçirmesine rağmen 2010 yılında değer kazanmaya devam etmesi ile yatırımcının güvenini kazanmıştır. 2011 yılında da değer kazanmaya devam edeceği tespit edilen ve özellikle IMKB 30 ve IMKB 100 endeksleri yatırımcılara kazandırmaya devam edecek olan kazançlı yatırım araçlarıdır.

Dünyanın Para Birimi “Dolar”

Genelde her krizde aşırı değer kazanarak, borçlu vatandaşın canına okuyan, yatırımcısına ise çok büyük kazançlar getiren Dolar, son 4 yılda tarihinin en düşük seviyelerine inerek dengelerin alt üst olmasını sağladı. Birçok yatırım aracı Dolardan etkilenerek değer kazanırken bir çoğu da değerini yitirdi. 2010 yılının son aylarında tekrar değer kazanmaya başlamasıyla, eski günlerine döneceğinin sinyallerini veren Dolar dünden bugüne en çok kazandıran yatırım açarları arasında yer almaktadır.

Uzun Vadede Çok Getirisi Olan ” Gayrimenkul”

Eskiden beri insanların en çok güvendiği yatırım araçlarından birisi olan Gayrimenkul, günümüz ekonomisi baz alındığında oldukça kazançlı ve sağlam bir yatırım aracı olduğu söylenebilir. Özellikle uzun vade de iyi getirisi olan Gayrimenkul, 70 li yıllarda en çok kazandıran yatırım aracıydı.  Son 4 yıllık süreç incelendiğinde Finansal Krizin zarar uğrattığı yatırımcıların tercih ettiği yatırım araçlarından biri olması ve toprağın değerlenmesi ile Gayrimenkul yine değer kazanarak, uzun vade de bol kazanç sağlayan, değer kaybetme eğilimi olmadığı için tercih edilmesi de Gayrimenkulün En çok kazandıran yatırım araçları arasına yer almasına sebep olmaktadır.

Tüm yatırım araçlarına tek platform üzerinden yatırım yapın! Dünya’nın en büyük finans piyasası forex ile tanışın. Detaylı bilgi için şimdi ücretsiz deneme hesabı açın, sizin için en kazançlı yatırımı sanal para ile deneyerek test edin.

2011′de Paramı Nerede ve Nasıl Değerlendirebilirim?

Paramı Nasıl Değerlendiririm?

Elinizde belirli bir miktar sermayeniz var ve ne yapacağınızı bilemiyorsanız, işte size bir kaç ipucu;

Öncelikle mevcut sermaye miktarının ne kadar önemsiz olduğunun altını çizmek gerekir. Çünkü mevcut sermaye çok diye yapılan yatırım sonunda çok büyük paralar kazanılacağını düşünmek maalesef ki çok yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü yatırım sonundaki karı belirleyen faktörler seçilen yatırım aracı, yatırımı yapacak bireyin tecrübesi ve yetenekleridir. En azından beklenmedik bir krizin patlak vermesi gibi bir durum söz konusu olmadığında, kesinlikle bunlar kar oranını belirler.

Son yılların en çok kazandıran yatırım araçları incelenerek uygun yatırım aracını belirlenebilir. Bunlar, İMKB 100 (ISYHO (%28.4), INFYO (% 22.6), HALKB (%21.9), DNZYO (%20.4), TRNSK (%19.1), YATAS (%17.5), BRKO (%16.4), PRKTE (%16.4), TCRYO (%16.0), ANHYT (%15.8), RYSAS (%14.9), BUMYO (%14.9), PNSUT (%14.4), CCOLA (%14.3), GEREL (%14.3), PKART (%14.0), EGCYH (%13.9), KRDMA (%13.8), ENKAI (%13.7), GLYHO (%13.6), MNDRS (%13.6), ATLAS (%13.4), DEVA (%13.3), MYZYO (%13.3), EGGUB (%13.2) ), NASDAQ 100, Dax 100, S&P 500, FTSE 100, CAC 40 gibi Dünya Borsa Endeksleri ; Altın, Petrol, Gümüş, Buğday, Doğalgaz, Mısır gibi Emtialar; EUR/USD gibi Dövizlerdir. Bunlardan uygun olanı seçilerek yatırıma başlanabilir.

Fakat yatırım sürecine geçebilmek için yukarıda bahsedilen karlı yatırım araçlarına hangi kurum aracılığıyla yatırım yapılacağının belirlenmesi gerekmektedir. Borsa, VOB, CFD’ler, Varant ve Forex Piyasaları arasından birisi seçilerek yapılabilir. Gerek kullanım kolaylığı, hılıo olması, tüm dünya ile aynı anda ve eşit şartlarda yatırım yapma imkanı sunması, avantajları, sadece inernet bağlantısı olan bir bilgisayar veya wap uyumlu cep telefonu ile işlem yapma ve piyasa takibi fırsatının yanı sıra VOB, CFD’ler ve Hisse Senetleri ve Endeksleri, Emtiaları ve elbetteki Döviz Ticaretini tek bir platform ve tek bir yatırım hesabı altında yatırımcıya sunan Forex Piyasasını tercih etmek daha pratik ve kazançlı bir tercihtir. Forex Piyasasında yatırım kararı alındıktan sonra sıra Forex Aracı Şirketini seçmeye gelmiştir.

Forex Aracı Şirketi seçiminde dikkat edilmesi gereke bazı hususlar vardır. Bunlar, şirketlerin denetleniyor olması, güvenilir olması, güvenli e-ticaret şartlarına uygun olması, danışmanlık ve yardım hizmeti veriyor olması, işlem platformunun kolay, pratik, kullanışlı olması ve ayrıca yatırımcı beklenti ve ihtiyaçlarına uygun hesap seçenekleri, ödeme seçeneklerinin yanı sıra promosyonlar, bonuslar gibi ekstra avantajlarının olması yatırımcı açısından gereklidir. En önemlisi ise Demo Forex Hesabı hizmeti veriyor olmasıdır. Çünkü Demo Hesap ile şirket ve platform test edilebilir. Tüm bunlara fazlasıyla uyan bir Forex Aracı Kurumu olarak GCM Forex ‘i verebilirz. GCM Forex avantajlarını merak edenler buraya tıklayıp, demo hesap açarak GCM Trader adlı işlem platformunu inceleyebilirler.

Tüm bunların yanı sıra Banka Yatırım Araçları olan Banka Hesapları, Fonlar ve Portföyler, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Emlak Yatırım Ortaklığı , Gayrimenkul Yatırımları , Franchising ve Bayilik gibi yatırım yapılabilecek bir çok araç bulunmaktadır. Günlük olarak heyecanla piyasa takibi yaparak alım satım işlemlerinin stresini yaşamak istemeyen sakin yatırımcılar için GYO, EYO, Gayrimenkul Yatırımları ve Banka Yatırım Araçları olan Yatırım ve Mevduat Hesapları, Fonlar önerilirken, elindeki para değerlenirken boş durmak istemeyen, düzenli olarak çalışmak isteyen ve çalışmayı seven yatırımcılar içi ise Franchising ve ya Bayilik uygun birer yatırım olacaktır.

En Kazançlı Yatırım Aracı Hangisi?

Her gün milyonlarca insan çeşitli finansal yatırım araçlarına yatırım yaparak az veya çok gelir elde edebiliyorlar. Çok büyük miktarlarda paraların döndüğü bu pazarlar , yeni katılımcıları ile sürekli genişlemekte ve gelişen teknoloji sayesinde çok daha kolay gelir elde edilen birer araç olarak talep görmektedirler. Söz konusu finansal yatırım araçları Borsa, Varant, VOB, Altın Ticareti, Emtia Ticareti, Endeks Ticareti, Döviz Ticareti , Forex Piyasasıdır. Daha önce hiç yatırım yapmamış fakat bunu tecrübe etmek isteyen bir çok yatırımcı adayının kafasında aynı soru vardır.

Söz konusu finansal araçlardan hangisi en çok kazandıran yatırım aracıdır?

Borsa’da işlem yaparak hatta halk tabiriyle oynayarak zengin olmak birçok insanın hayalidir. Herkes hayatında en az bir kere “borsada çok para var” diyen birisine denk gelmiştir mutlaka. Peki gerçekten de borsada çok para var mı? Borsa, yani sermaye piyasaları çeşitli menkul kıymetin ticaretinin yapıldığı, kendine has kuralları olan kurumsal bir piyasadır. Sermaye piyasalarında, hisse senedi,bono, tahviller, döviz, emtia ve çeşitli yatırım fonlarının ticareti yapılmaktadır. Klasik olarak 3′e al 5′e sat mantığının hakim olduğu borsada işlem yapabilmek için yeteri kadar tecrübeli ve ön görülü olmak gerekmektedir. Öyle ki herhangi bir hisse senedine yatırım yapmayı planlan yatırımcının, hisse senedini almadan önce dünyada ve ülkemizde olup biten siyasal ve ekonomik gelişmeleri yakından takip etmesi , ve almayı düşündüğü hisse senedine ait bilgileri incelemesi ve hatta bir uzmanın görüşünü alması gerekir. Yine borsa’da kısa vadeli işlem diye tabir edilen anlık alış- satışlardan kar etmek neredeyse imkânsızdır. Borsa’da kar elde etmek için uzun vadeli işlem yapmak gerekir. Hissesini aldığınız şirketin batmayacağının garantisi olmadığı gibi, sadece değer kaybederek bile zarar etmenizi sebep olabilir. Borsa’nın en ön görülmesi gereken durumu manipüle edileceğidir. Borsa’da para miktarı fazla olan spekülatörler borsayı bir anda yükseltebilir veya düşürebilirler. Emtia ve döviz ticareti borsadan ziyade kullanım kolaylığı sebebiyle forex piyasalarında işlem görmektedir. Fakat sokaktaki yatırımcı diye adlandırdığımız kesim, uzun yıllardır olduğu gibi, döviz veya altın değer kaybettiğinde alıp yükseldiğinde satarak ufak çaplı da olsa kar elde etmektedirler. Borsa’da uzun vadede kar sağlanabilmektedir. Kısa vadeli işlemlerden kazanç sağlamak daha zordur. Çeşitli aracı kurumların sunduğu platformlar ve internet bankacılığı ile borsada online olarak işlem yapma kolaylığı bulunmasına rağmen sıcak para getirisi yüksek bir piyasa değildir. Ayrıca Borsa’yı çok iyi bilen borsa uzmanlarının bile değişken koşulları ve manipüle edilebilir olması sebebiyle tahmin edilmesi zor olan bu piyasadan zengin olabilecek kadar para kazanamadıkları bilinmektedir.

Varant ise sermaye kurulu piyasası dâhilinde bulunan yeni bir yatırım aracıdır. Dayanak varlıkları olarak İMKB 30 Endeksindeki pay ve/veya İMKB 30 Endeksi kapsamındaki birden çok paydan oluşan sepetin kazandığı/ kaybettiği değerler sonucunda, yatırımcının ön görüleri doğru çıkarsa, yükseliş veya düşüşlerden kar etmesi mümkündür. Fakat yatırımcı Varant satın aldığında sadece söz konusu varlığı satma veya alma hakkını kazanmış demektir yani varlığın kendisini kazanamadığı için kar payı veya tasfiyeden öncelikli yararlanma hakkına sahip olamazlar. Ayrıca yatırımcının karından banka ve aracı kurumlar tarafından %10 tevkif yapıldığı için çok büyük gelir oranına sahip bir yatırım aracı değildir.

VOB yani Vadeli İşlem Ve Opsiyon Borsasında 4 farklı piyasa bulunmakta olup bunlar: Hisse Senedi, Endeks, Emtia ve Döviz piyasalarıdır. Bir aracı kurum vasıtasıyla işlem yapılabilen VOB’da kısa ve uzun vadeli işlemler yapabilir, düşen ve yükselen değerlerden kar elde edilebilmektedir. Ücretsiz eğitim, canlı destek hattı, kaldıraç oranları ve işlem platformu, aracı kurumların sunduğu avantajlardandır. Kaldıraç oranı kullanılarak yüksek kazanç veya zarar elde edilebilir. VOB piyasasının dezavantajları ise ülkemize uyumlu olmayan işlem saatleri ve likitide oranı düşük olduğu için manipüle edilebilir olma ihtimalinin olmasıdır. Henüz tam anlamıyla oturmamış bir piyasa olduğu için yüksek kazançlar her zaman mümkün değildir.

Forex ise döviz ticareti, emtia ticareti, endeks ticareti ve hisse senedi işlemlerinin yapıldığı, günlük likitide miktarı ile dünyanın en büyük finansal piyasasıdır. Tıpkı VOB gibi online işlem platformu ile ticaret yapılmakta olup, aracı kurumun sunduğu kaldıraç oranları, spread aralıkları gibi etkenler doğrultusunda avantajlı yatırım imkanı sunmaktadır. Kısa vadeli işlemler yapılarak günlük kar elde edilebildiği gibi uzun vadeli işlemler ile daha fazla kazanmanın mümkün olduğu Forex tek bir platform döviz ticaretinin yanı sıra ile hem altın, petrol gibi emtialara , hem de dünya borsa endekslerine yatırım yapmanıza imkan sunmaktadır. Çeşitli analiz ve grafikler ile ön görülebilen bir piyasa olması, tüm dünyayla eş zamanlı olması ve yüksek likitide oranı ile neredeyse herkesin işlem yapıp kazanç elde edebileceği bir pazardır. İşlem yaparken sermayenizin Borsa’daki gibi birden yok olması söz konusu değildir, sermayeyi korumak için çeşitli emirler girerek bunun önüne geçilebilinmektedir. Manipüle edilemeyecek kadar büyük oluşu sebebiyle güvenli yatırım imkanı sunmaktadır. Forex ile kazanmak için sadece iyi bir aracı kurum edinmek ve deneyim kazandıktan sonra ön görü sahibi olarak yatırım yapmak gerekmektedir.

Sonuç olarak kullanım kolaylığı, çabuk öğrenilebilir olması, ücretsiz eğitim, 7/24 destek hattı , günlük piyasa yorumları, online platform ile piyasa değerlerinin anlık olarak takip edilebilir olması ve yatırımcıya dünya ile eş zamanlı olarak işlem yapma fırsatı vermesi sebebiyle Forex en çabuk, en kolay ve en kısa zamanda kazandıran yatırım aracıdır. Yatırımcı tecrübesi ve kaliteli aracı kurum ile bir araya geldiğinde kesinlikle en çok kazanılan yatırım aracı olmaktadır. Sanal para ile denemek için tıklayın.


Google