2013′de Yatırım Aracı Olarak Forex’in Yıldızı Parlıyor!

2013 yılında riskler artıyor, Forex’in yıldızı parlıyor

Global ekonomiyi canlandırma amacıylamerkez bankalarınınuygulamaya koydukları parasal genişleme ve negatif faiz politikaları ile tarihi zirvelerine çıkan borsalarda satış baskısı sürüyor.Parasal genişleme politikalarının en erken 2014 yılında son bulacağı yönünde ki algı, Mayıs ayının son haftasında FED başkanı Bernanke’nin tahvil alımlarına ara verileceği yönünde ki açıklamaları ile sarsılmış ve piyasalar satış baskısı ile karşılaşmıştı.Fakat, olumsuz makro ekonomik göstergelerin devam etmesi, parasal genişleme politikasından yılın son çeyreğinden önce vazgeçilemeyeceği yönündeki algıyı güçlendirerek piyasalarda düşük frekanslı alım dalgasıoluşturdu.Haziran ayına yükseliş ile giren Amerika, Euro bölgesi ve Asya borsaları, olumsuz makroekonomi datalarının ve işsizlik rakamlarının etkisi altına girdi. Amerika, Avrupa ve Asya borsalarında oluşan satış baskısı düşük frekanslı tepki alımları ile sınırlandırılsa da piyasaların stresi yükseliyor.
Mayıs ayında da emtia piyasalarında yaşanan değer kayıpları,global ekonomi de ki yavaşlama sinyalleri ve parasal genişleme politikalarından geri adım atılacağı beklentisi ile düşüşünü sürdürdü. Petrol’de 4 aydır süregelen düşüşe altın, gümüş, kahve, şeker, kakao gibi bir çok emtia da eşlik ediyor buna rağmen soya ile bakır emtialarında pozitif ayrışma sürüyor. Dünya Bankası’ndan yapılan açıklamada emtia fiyatlarının üzerinde satış baskısı oluşturuyor. Altın fiyatlarında ise kısa vadeli tepki alımları gelmesine rağmen orta vade için halen yön net değil. Emtia fiyatlarında yaşanan dalgalı seyir, emtia bağımlılığı yüksek işletmelerin riskini artırıyor.

Kur savaşlarını kim kazanacak?

Döviz piyasalarında ise durum sermaye piyasalarından çok farklı değil, mehter marşı eşliğinde iki adım ileri bir adım geri tempoda Amerika, Avrupa ve Japonya’dan gelen olumsuz makro veriler, parasal genişleme politikalarından taviz verileceği ve global likiditenin azalacağı yorumları ile dalgalı seyrini sürdürüyor. Kur savaşlarında uzun vade de hangi ülke stratejisinin kazanacağını söylemek zor fakat kısa vadede euro karşısında birçok ülke para birimi değer kaybediyor. Döviz piyasalarında ani ve sert fiyat hareketleri oluyor.

Gelişmekte olan piyasalarda da durum iç açıcı değil. Bernanke’nin açıklamaları ile Amerika, Japonya, Avrupa ve Asya boralarında başlayan düşüşün yansıması gelişmekte olan piyasalarda da sürüyor.Yurtdışı borsalarda devam eden dalgalı ve tedirgin seyir, daha önce ekonomik makro göstergelerdeki iyileşme ve not artışlarının etkisi ile pozitif ayrışan BİST’te satış baskısı oluşturuyor. Cumhuriyet tarihin ikincien yüksekcari açık rakamlarının moralsizliğini atamayan BİST, TCMB’nın bankların faiz ve komisyon gelirlerine sınırlama getirmesi sonucu bankacılık sektörü hisselerinde oluşan sert satışlarla kan kaybını sürdürüyor. Ayrıca,Haziran ayının ilk haftasına Gezi Parkı protestolarının neden olduğu, tarihe Kara Pazartesi olarak geçen yüzde 10’luk sert satışların olduğu borsada, devam eden satış baskıları ile bir ayda yüzde 25’ye yaklaşan kayıpların yaraları sarılmış değil.

TL’nin diğer para birimleri karşısında yüzde 6 civarında görülen değer kayıpları ve faizlerde görülen yukarı yönlü ataklar, döviz risklerini artırıyor.

Kısa vadeli bu olumsuz gelişmelere rağmen global ekonomide beklentilerin altında da olsa büyümenin sürmesi, global likiditenin halen devam etmesi,yurtiçinde istihdam ve enflasyon rakamlarında iyileşme, cari açığın finansmanın halen yönetilebilir olması orta ve uzun vadeli riskleri azaltsa da piyasalarda yaşanan aşırı dalgalanma, yatırımcıların, emtia bağlılığı ve döviz riski yüksek işletmelerin sorunlarını artırıyor.

Kurumsal yatırımcılar hedge işlemlerine ağırlık veriyor

Global piyasalarda risk algısının arttığı bu dönemde profesyonel yatırımcılar yatırmalarının çok büyük kısmını hedge ediyorlar. Makro işletmelerde ise hedge kültürünün yerleştiği fakat orta ve küçük ölçekli işletmelerin hala hedge konusunda piyasada yeterince olmadığı görülüyor.

Yatırımcılar, portföy ve risk yöneticileri, global piyasalarda devam eden sert dalgalanmalar karşısında Forex piyasasında hem hedge yaparak hem de düşen enstrümanlarda satış pozisyonları açarak çift yönlü kazanma fırsatlarından faydalanabiliyorlar. Forex’te döviz enstrümanlarında, altın, platin gibi kıymetli madenlerdeveya tahvil veya hisse sentlerinde çift yönlü işlem yaparak yada hedge yaparak riskini azaltabiliyorlar. Kurumsal yatırımcılar özelliklede ihracatçılar ve kuyumcular döviz risklerini veya emtia bağımlılıklarını Forex piyasasında hedge fırsatlarını değerlendirebiliyorlar.

Kaos ortamında yatırımcı Forex’ yöneliyor

Forex piyasasında 5 gün 24 sat işlem yapılabilmesi, piyasanın refleksinin dünyadaki makro, jeopolitik risklere karşı yüksek olması, her risk seviyesine ve yatırımcı profiline uygun yatırım enstrümanı bulunması gibi sebeplerle kaosortalamalarda piyasanın cazibesini daha da artırmaktadır. Kurumsal ve bireysel yatırımcılar, Forex piyasasında risk yönetimiyle ilgili GCM Forex’in uzman kadrosundan yardım alabilecekleri gibi yine GCM Forex analistleri tarafından günde iki kez hazırlanan piyasa araştıma ve raporlarından da faydalanabilirler. Daha fazla bilgi için www.gcmforex.comadresiniziyaret edebilirsiniz.

Ekonomik Krizde Nereye Yatırım Yapmalıyız?

Tarih yine tekerrür ediyor. Lehman Brothers’ın çöküşüyle başlayan 2008 krizinin şok etkisi piyasalar üzerinden henüz silinmemişti ki şimdi bir yenisiyle karşı karşıyayız. Evet, son günlerde yeni bir krizden çokça bahsediliyor. Merkez üssü yine Amerika ve kırılgan fay hattının diğer ucunda Avrupa var!

Bir türlü rayına oturamayan dünya ekonomisine yönelik kaygılar artarken, girdaptan kurtuluş hamleleri de fayda etmiyor. Piyasalar üzerine çöken karabasan ise bireysel ve kurumsal yatırımcıları stratejik değişiklik yapmaya zorluyor. Yani aslında bu durum az ya da çok parası olan her kesimi ilgilendiriyor. Çünkü, tasarrufların bir çoğu ya altına, ya dövize, ya borsaya, ya da faize bağlanmış durumda. Bu yatırım araçlarını yönlendiren de doğal olarak küresel ekonomideki gelişmeler!

Varlık sahiplerini son günlerde telaşa iten de bu yatırım araçlarının fiyatlarında görülen aşırı agresif hareketler. Parayı yöneten uzmanlar bile bu oynaklık nedeniyle bugünden yarına tahmin yapmakta ve görüş belirtmekte zorlanıyor. İşte belirsiz ve zorlu bu piyasa koşullarında hızlı hareket edip zararı minimuma indirmek ve hatta bunu kâra çevirmek hayati derece de önem kazanmış durumda. Çünkü, aceleyle yapılabilecek yanlış bir hamle yılların birikimini bir anda silebiliyor! Elbette tam tesi de mümkün. Bu yüzden yatırım yaparken temkinli ve bilinçli olmakta fayda var.

Biz de tasarruf sahibi vatandaşın, bu belirsiz ve aşırı oynak piyasa koşullarını ‘en az zararla’ nasıl atlabileceğini ve bu koşullarda parasını nasıl koruyabileceğini araştırdık. Ve “krizsavar stratejinin” nasıl olması gerektiğini tek tek uzmanlarına sorduk. Okuyup son kararı siz verin…

KRİZDEN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Uzmanlar hemen hemen ortak bir noktada kesişiyor: TL mevduat! Daha önce olduğu gibi bu geçiş dönemi de nakit varlıkların ‘kral’ olacağı bir dönem olacak. Döviz aşırı dalgalı bir seyir izliyor ve bu trend sürebilir. Uzmanlara göre yatırım için riskli fakat hisse senetleri piyasasından daha az riskli. Altının yükseliş hareketini sürdüreceği düşünülüyor. Fakat düzeltmelere hazırlıklı olunmalı. Düşüş de yükseliş kadar sert olabilir. “Hiç risk almam” diyenler için mevduat ve tahvil yatırımı ise analistlere göre riskten korunmanın en iyi yolu…
Fakat tek bir enstrümana para bağlamak istemeyenler için de karma sepet önerisi yapılıyor. Buna göre, paranızı belirli oranlarda döviz, altın, mevduat, tahvil, hisse senetleri piyasasında değerlendirebilirsiniz. Böylelikle paranızı hedge etmiş yani biri düşerken kaybettiğinizi, diğerinin yükselmesiyle karşılamış olursunuz. Uzmanların bu konudaki önerisine aşağıda ulaşabilirsiniz…

“MEVDUATI ÖNERİYORUM”
Global Menkul Değerler Hazine Müdürü Abdullah Kunt, tasarruf sahibi bireysel yatırımcıya piyasalardaki volatilite (oynaklık) nedeniyle vadeli mevduatı öneriyor. Kunt “Dövizde volatilite çok fazla. Altının ne olacağı belli değil. O yüzden ben kesinlikle mevduatı öneriyorum” diyor.

KRİZDEN KORUNMAK İÇİN BİR PORTFÖY ÖNERİSİ!
Meksa Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Barkın Yalçın, dünyadaki ve Türkiye’deki konjonktüre bağlı olarak tasarruf sahiplerine önemli önerilerde bulundu:

“Gelişmiş ülkelerde ikinci dip konuşuluyor. Tüm bu kaygılar Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkeleri de olumsuz şekilde etkiliyor. Gerek reel ekonomi (ihracat), gerekse finansal anlamda (döviz kuru) olumsuz etkileyen gelişmeler. Daha Temmuz ayı başına kadar 1.60 TL seviyelerinde seyreden dolar kuru Temmuz ayında bütün bu kaygılarla 1.70′in üzerine çıktı. Tabi buradaki yüzde 7-8 değer kaybı bizim maliyetlerimizi olumsuz bir şekilde etkileyecek. Bu da enflasyonist baskı olarak karşımıza çıkabilecek. İşlerin daha kötüye gitmesi halinde ise doğrudan doğruya bizim risk primlerizi artıracağı için bileşik faizde ve dolarda yukarı yönlü bir hareket beklenebilir.

DÖVİZ POZİSYONLARI KORUNMALI
Bu nedenle yatırımcıların mevcuttaki döviz pozisyonlarını tutmaya devam etmelerini tavsiye ediyorum. Hisse senedi senedi pozisyonu olan yatırımcılar da bunu bir miktar azaltıp tahvil tarafına ve döviz tarafına dengeli bir şekilde dağıtmalarında fayda var.

ALTIN SATMAYIN!
Bu belirsizlikler altın fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır. Bu kapsamda küçük yatırımcıların yastık altındaki altınları satmayıp yerinde tutmalarını tavsiye ediyorum. Altına yeni yatırım yapmak isteyenlere ise fiziki altın almalarının uygun olduğunu düşünüyorum. Çünü diğer türlü altın yatırımlarında yönetim ücretleri alındığı için bu yatırım sadece korunma amaçlı olabilir.

TASARRUFUNUZU ARTIRIN!
Ben bireysel yatırımcının bütçesindeki tasarruf miktarını artırmasını öneriyorum. Bütçedeki tasarruf yüzdesini bir miktar artırmak belirsiz ortamlarda yerinde bir karar olacaktır.

10.000 TL PARAM VAR, NEREYE YATIRAYIM?
Bugün itibariyle 10.000 TL tasarrufum olsaydı krizden en az zararla sıyrılmak için;
1-Yüzde 20′sini hisse senedi piyasasında,
2-Yüzde 30′unu tahvilde,
3-Yüzde 20′sini altın yatırımlarında,
4-Ve geriye kalan yüzde 30′u da döviz yatırımlarında değerlendirirdim.

“MEVDUAT VE ALTINA YATIRIM YAPILABİLİR”
Garanti Yatırım Araştırma Birim Müdürü Bahar Deniz Egemen ise risklerin arttığı bir ortamda olduğumuzu bu yüzden daha defansif davranılması gerektiğine dikkat çekiyor. “Risk getiri profili düşük. Kâr beklentileri düşüyor” diyen Egemen, bu yüzden hisse senetleri piyasasından ziyede mevduat ve altın gibi yatırım araçlarına yatırımı yapılabileceğini aktarıyor.

“ELDEKİ KUŞ DALDAKİ İKİ KUŞTAN YEĞDİR”
Egemen ayrıca bizimle, Garanti Yatırım’ın 2011 yılı ikinci yarı için hazırladığı “Mali Piyasalar Stratejisi Raporunu” da paylaştı. Raporda dikkat çekici başlıkları şu şekilde sıraladı:

-Yıl sonuna kadar yatırımcılara hisse senetlerinde seçici davranmalarını, TL yatırımlarında mevduatı tercih etmelerini öneriyoruz. Dövizde ise yılın geri kalanında yüksek volatilite bekliyoruz.

-Bu global çerçevede 2011 yılının ikinici yarısında da gelişmekte olan ülkelere para akışının devam edeceğini düşünüyoruz.

-Cari açık riski devam ediyor! 2010 yılında 48 milyar dolar olan (GSYH yüzde 6.5) cari açık yılın ilk dört ayında 64 milyar dolara (GSYH yüzde 8.5) tırmandı. Yıl sonu tahminimiz 65 milyar dolar seviyesinde.

BORSADA TAHMİN 6.000 PUAN DÜŞTÜ!
-İMKB: Kar tahminlerinde yapılan aşağı yönlü revizyonlar ile hedefler aşağı çekiliyor. Bu kapsamda yılbaşında 77,700 olan İMKB-100 endeksi hedefimizi 71.300′e revize ediyoruz. Beklenen getiriler, alınan risk karşısında yetersiz durumda. Bu nedenle hisse senedi pozisyonlarında seçici olunması gerektiğini düşünüyoruz.

-Tahvil/Bono: Zorlaşan likidite şartlarına rağmen azalan tahvil arzı nedeniyle faizde bundan sonra yatay seyir bekliyoruz. TCMB’nın yılın geri kalanında da faizi artırmayacağını düşünüyoruz. Yılın ilk yarısında ortalama yüzde 8.5 olan bono faizinin ikinci yarıda yüzde 9 seviyelerinde seyretmesini bekliyoruz. Yıl sonu beklentimiz ise yüzde 9.1 seviyesinde.

MEVDUAT CAZİP
-Mevduat: Mevduat faizinin artan rekabet ile birlikte cazibesini korumasını bekliyoruz.

-Döviz: Genişleyen cari açık ve düşen finansman kalitesi TL üzerinde belirgin risk yaratıyor. Yılbaşından bu yana TL’deki değer kaybı yüzde 8 seviyesinde. TL’nin yılın geri kalanında da baskı altında kalmasını bekliyoruz. Dolar/TL’nin yılı 1.65 seviyesinde kapatacağını tahmin ediyoruz. Avrupa’daki sorunlara rağmen Euro/dolar paritesinin 2011 yılını 1.43 civarında bitirmesini bekliyoruz.

ALTINDA YÜKSELİŞ SÜRECEK
-Altın: Altın fiyatlarındaki olası gerilemelerin sınırlı kalacağını, ana yükseliş trendindeki hareketin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Altında yıl sonu fiyat beklentimiz 1.600 dolar/ons seviyesinde.

“RİSKLİ VARLIKLARDAN UZAK DURUN! ALTIN TERCİH EDİLEBİLİR”
Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş. Müdür Yardımcısı Hakan Tezcan da yurtdışı yatırımcıların global bir durgunluğa girileceği yönünde bir yaklaşımın oluştuğunu belirterek şöyle devam etti:
“Her gün farklı bir resim ortaya çıkıyor. Gerçekten biz de yatırımcılara ne olup biteceği konusunda net bir fikir üretmekten uzağız. Özellikle dün itibariyle yurtdışında yatırımcılarda temel bir yaklaşım değişikliği olabileceğini düşünüyoruz. Teknik olarak çok kritik seviyelere gelindi. Genel trend yükselişi desteklemiyor. Hisse senetleri piyasaları daha da aşağıda oluşabilir.

SABİT GETİRİLİ MEVDUAT VE FONLAR…
Yatırım için şu anda altında başka bir seçenek görülmüyor. Riskli varlıklardan uzak durulmalı. Sabit getirili mevduat ve altına endeksli fonlar yatırım için uygun olabilir. Dövizde de yukarı yönlü hareketlerin bir takım sözlü müdahlelerle engellendiğini görüyoruz. Ve bundan sonraki yükselişlerin de müdahalelerle sınırlanacağını düşünüyoruz. Bu yüzden yükselişin daha fazla olmasını düşük görüyoruz.

DENGELİ BİR PORTFÖY ÖNERİSİ DAHA!
Döviz yatırımını tavsiye etmiyoruz. Tasarruf sahipleri bu belirsiz ortamda varlıklarının üçte birini altına, üçte birini mevduata, üçte birini de sabit getirili enstrümanlara yönlendirebilir.

KAYNAK
BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

Forex Piyasası ve Emtia Ticareti ile Kazanç Fırsatı

Son zamanlarda yatırım piyasasında en fazla tercih dilen yatırım aracı şüphesiz ki emtialardır. Özellikle son dört yılda meydana gelen ham petrol ve altın da meydana gelen fiyat artışları emtia ticaretine olan talebi arttırmış ve emtia piyasalarının hareketlenmesine sebep olmuştur.

Altın ve ham petrol başta olmak üzere emtialar yatırım aracı olarak geçmişten günümüze hemen hemen her tür ölçekteki yatırımcı tarafından sıklıkla tercih edilen yatırım araçlarıdır. Ancak 2006 yılından önce Türkiye’de emtialara yatırım yapmak son derece zahmetli ve yeterince kazançlı değildi. Bunun en bilinen örneği altın alım satım işlemleriydi. Çünkü yatırımcı altına yatırım yapmak istediğinde sadece belirli saatlerde yayın yapan televizyon, teleteks, radyo, gazeteler ve borsa salonları vasıtasıyla altın fiyatlarını takip edip akabinde kuyumcuya giderek altın alıyor , değer kazanana kadar çalınma tehlikesine karşılık yastık altında saklıyor , değerlendiğini öğrendiğinde ise tekrar kuyumcuya giderek satışını yapıp kazanç elde ediyordu. Veya altını aldıktan sonra bankaya giderek hesabına yatırıyordu ve bu eziyetli süreç sürekli tekrarlanıyordu. Sonuç olarak ise ortalamanın altında bir kar getirisi elde edildiği için de yatırımcıyı tatmin etmiyordu.

Diğer emtialara yatırım ise daha karışıktı. Çünkü ham petrolü, doğal gazı, buğdayı, pamuğu, mısırı veya şekeri yastık altında saklamak mümkün değildi. Bu tür emtialara yatırım yapmak sadece gelecekteki fiyatları üzerinden spekülasyon yapmak anlamına gelmektedir. Dolayısıyla sadece gelecekte fiyatının artacağını düşünülen emtianın fiyatına yatırım yapılmaktadır. Dolayısıyla bu tür emtialara yatırım yapmak isteyen yatırımcılar borsayı tercih ediyorlardı.

Borsa salonlarında emtia fiyatlarını takip ederek emtia alım satımı yapıyorlar, bu şekilde emtia ticaretinden kazanç elde ediyorlardı. Ancak borsa, karlı emtia işlemleri için yeterli koşullara sahip değildi.

2006 yılında ülkemize Türkçe olarak gelen Forex Piyasası, yatırımcının emtia ticaretine bakış açısını tamamen değiştirdi. Çünkü Forex Piyasası’nda emtia ticareti yapmak için borsa salonu, kuyumcu ve bankaya tek tek gitmek, onlarca yayın kanalında sadece belirli saatlerde verilen emtia piyasası verilerini takip etmek ve alım satım işlemleri için banka ve borsa aracı kurumları gibi aracılık görevini üstlenen kurum ve kuruluşlara komisyon, işlem ücreti, alım satım farkı gibi ekstra bedeller ödenmesi söz konusu değildir.

Forex Piyasası’nın avantajları bu kadarla sınırlı olmayıp, yatırımcıya haftanın 5 günü 24 saat dilediği zaman piyasa takibi ve alım satım yapma imkanı sunmakta ve kaldıraç etkisi olarak tanımlanan sadece Forex Piyasası’na özgü bir özellik sayesinde , mevcut sermayenin 100 katına kadar alım satım yapabilme imkanı sağlamaktadır. Kısacası Forex Piyasası yatırımcının daha fazla kazanması , daha kolay şartlar altında emtia ticareti yapması için gerekli olan her tür imkana sahip bir piyasadır.

Forex Piyasası’nda yatırım yapabilmek için yatırımcının ihtiyaç duyacağı ilk şey köklü, denetlenen ve güvenli bir Forex Aracı Kurumu belirlemektir. Bunun en basit ve güvenli yolu ise hemen hemen her Forex Aracı Kurumunda bulunan Demo Forex Hesabı açmaktır. Tamamen ücretsiz olan Demo Forex Hesabı , 100.000$ sanal para yüklü olarak açıldığı için yatırımcıya dilediği gibi işlem yapma, Forex Piyasası’nı, Forex Aracı Kurumunu ve Forex Aracı Kurumunun sağladığı Online İşlem Platformunu para kaybetme riski olmaksızın yakından tanıma , test etme imkanı sunmaktadır.
Forex Aracı Kurumu belirlendikten sonra sıra bütçe ve beklentilere uygun Forex Hesabını belirlemeye gelecektir. Forex Aracı Kurumları hemen hemen her ölçekteki yatırımcıya hitap eden Gerçek Forex Hesabı seçeneklerine sahiptirler. Hatta sadece denemek amacı ile Forex Piyasası’nda Gerçek Forex Hesabı ile işlem yapmak isteyenler için oldukça makul depozit miktarına sahip Gerçek Forex Hesapları bulunmaktadır.

Bunun en güzel örneği ise ülkemizde en çok tercih edilen Forex Aracı Kurumu olan GCMForex ‘in 100$’lık Gerçek Forex Hesabıdır. Bu hesap her bütçeye uygun olduğu gibi 1:100 kaldıraç oranı ile 100$’lık sermayeniz olmasına rağmen 10.000$’lık alım satım yapmanıza olanak sağladığı için , yatırdığınız miktara nazaran çok kısa sürede çok daha fazla kazanç elde etmenizi sağlamaktadır.

Forex Piyasası’nda emtia ticareti yapmak isteyen ancak bu konuda tecrübesi olmayan yeni yatırımcılar , ücretsiz Demo Forex Hesabı edinerek tecrübe edinebilirler. GCMForex’de ücretsiz Demo Forex Hesabı açan yatırımcılar, tamamını GCMForex’in uzaman kadrosunun hazırladığı ücretsiz Web Seminerleri, ücretsiz Forex Eğitim Videoları ve yine ücretsiz Forex Eğitim Kitabına sahip olmaktadırlar. Bu sebeple görsel, uygulamalı ve etkileşimli Forex Eğitimi alarak, kısa sürede kazançlı işlemlere başlamaktadırlar.

Ücretsiz hesap açmak için buraya tıklayın.

2011′de Döviz Yatırımı

2011 yılında Döviz ‘e yatırım yapmanın kazançlı olup olmayacağı yönünde çeşitli tartışmalar sürüyor. Bir çok yerde iki farklı görüş olan “2011’ de Döviz’e Yatırım Yapın Kazançlı Çıkın” ve “ 2011 yılında Döviz Yatırımı Kar Getirmeyecek” başlıklı haberleri, makaleleri hepimiz görüyor, okuyoruz. Peki acaba  2011 yılında Dövize yatırım yapmak  doğru mu? Kazandıran bir yatırım mı olur yoksa tamamen zarar getiren bir tercih mi?

Bu sorulara cevap verebilmek gerçekten zor. Öncelikle her yerde yazıldığına göre 2011 yılının Emtia Yılı olması bekleniyor. Yani emtia ürünleri revaçta olacak ve dolayısıyla kazanç getireceklerdir. Döviz yatırımına gelirsek, dünden bu güne her zamana tercih edilen bir yatırım aracı olmuştur Döviz Yatırımı. İnsanlar her ne koşulda olursa olsun değeri düşen dövizi alır ve değeri yükselince satarlar. Bu gelenek gibi bir şeye dönüşmüştür artık. Piyasalara baktığımızda ise Amerikan Dolarının toplanma sürecinde olduğunu bu sebeple genellikle yükselme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Euro’ ya bakacak olursak oldukça yorgun olmasına rağmen zaman zaman hiç beklenmedik şekilde Amerikan Doları karşısında değer kazandığını görüyoruz.

Oldukça tuhaf olan bu pariteden örnek vermemizin sebebi en değişken ve dünya gündemini en açık şekilde yansıtan  bir başka parite daha olmadığı içindir. Finansal Krizden sonra Amerikan Dolarının hızla değer kaybettiği ve buna tepki olarak Euro’nun hızla değer kazanmasından oluşan bu süreç 2010 yılının son çeyreğine kadar son sürat devam etti. Hatta bir çok yatırımcı artık Doların sonunun geldiğini düşündü ve gelecekte Dünyanın resmi para biriminin Dolar yerine Euro olacağını  düşünmüştü.  Fakat toparlanma sürecine giren Amerikan Dolarının değerlenmesiyle değer yitirmeye başlayan Euro’un  tamamen yok olacağı yönündeki beklentiler alevlenerek EUR/USD ‘ın dünyanın en çok tartışılan paritesi olmasına sebep oldu.

Evet beklenmedik bir şekilde dengeleri değişen bu iki dövizden yola çıkarak, bir çok dövize rahatlıkla yatırım yapılabileceği ve 2011 yılında döviz yatırımı ile kazançlı işlemler gerçekleştirilebileceğini söyleyebiliriz. Bunun sebebi olarak da kısa vade de olsa , gün içinde de olsa  anlık olarak takip edildiği müddetçe kısa vadeli işlemlerde bu değişken piyasa sa kazanç elde etmek mümkündür. Önemli olan doğru analizleri yapmak ; Amerikan Doları ve Euro fiyatlarını piyasa ekranından takip ederek, doğru zamanda doğru işlemleri gerçekleştirebilen yatırımcılar için oldukça kazançlı bir yatırım yılı olabilir.

Yani 2011 yılında döviz yatırımı ilk tercih olmasa da ben piyasa takibi yapabilirim, ön görüm kuvvetlidir, daha önce de döviz ticareti yaptım piyasa koşullarını biliyorum, alt tarafı gündemi takip ederek oldukça iyi bir kazanç elde edebilirim diyenlerdenseniz, 2011 yılı sizin için oldukça kazançlı ve heyecanlı geçecektir.

2011′de Petrol Fiyatları ve Petrol Ticareti

Tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği petrol fiyatlarının 2011 ‘ de nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu. 2010 yılını  1 varili 76 $ gibi bir ortalamayla tamamlayan petrolün Türkiye’ ye 2010 yılı  maliyetinin 19 milyar dolar olduğu düşünülürse popüleritesini kolay kolay yitirmeyecek bir emtia olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Özellikle kış mevsiminin getirisi olan soğuk hava yüzünden zaruri olarak talep artışı olduğu için  son günlerde fiyat artışı olan petrol için OPEC’den 2011 yılı için yeteri kadar arz olduğu yönünde açıklama yapıldı. Buna rağmen ikamesi olmayan ve suni olarak üretilemeyen petrolün bir de sınırlı bir kaynak olmasına karşın dünya genelinde bir çok ürünün ham maddesi olması ve bindiğimiz araçlardan  evimizde yanan kaloriferlere kadar bir çok  alanda enerji kaynağı olarak kullanıldığı düşünüldüğünde ne kadar arz yeterli  olabilir ki? sorusu gündeme geliyor.

Yeteri kadar arz olması durumunda varilinin 100$ a dayanacağı tahmin edilen petrolün yeteri kadar arz edilememesi durumunda bir varilinin 200$ ‘ ı zorlayacağı şeklinde oldukça korkutucu ön görüler var. Bir çok uzman alternatif enerji kaynaklarına yönelmezsek petrol kıtlığının yaşanacağı dolayısıyla petrol fiyatlarının çok fazla yükseleceği ve uluslararası ilişkilerin bozulacağı belirtiliyor. Üstelik bu sürecin önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşeceği  ve bu sürenin her geçen gün azaldığı belirtiliyor.

Tam bu noktada petrolün yerin elektrik enerjisi kullanılabileceği ve lityum metalinin bu işin kilit noktası olduğu yönünde yapılan açıklamalar yapılı ve  hatta dünden bu güne piyasadaki işlem hacmi açısından her zaman ilk üçte yer alan petrolün yerini lityuma bırakacağı düşünülebilir. Fakat dünyanın alışkanlıklarını kısa sürede değiştirmesi için gerekli oryantasyonun sağlanmasının ancak işin ciddiyetinin kavranarak, devletlerin vatandaşı yönlendirmesi ile mümkün olacaktır.

Fakat mevcut petrolü idareli de kullansak alternatif enerji kaynaklarına da yönelsek , petrol fiyatlarındaki artışın önüne geçemeyeceğimiz bir gerçek.  Çünkü kısa sürede oturulamayacak bir sistemi hala insanlara anlatma aşamasında olduğumuzu göz önünde bulundurursak en az 10- 15 yıl daha petrol  para piyasalarının vazgeçilmezlerinden olacak, arz – talep miktarlarındaki farklılıklar , siyasi faktörler ve Amerikan Dolarının seyrine göre her zamanki gibi değişken fiyat grafiği ile piyasada yerini alacak ve yine yatırımcının en fazla talep ettiği yatırım araçlarından olmaya devam edecektir.

Yakın gelecekte petrol açısından olacaklar bu şekilde tahmin edilirken  2011 yılı için petrol fiyatlarının 95 $ ile 100 $ arasında yer alacağı tahmin ediliyor. Özellikle Rusyanın 2010 ‘ da rekor seviyedeki Petrol üretimi, 2011 yılında petrol fiyatlarının  aşırı yükselmesi veya aşırı düşmesi gibi ihtimalleri ortadan kaldırdığı için petrol yatırımcısının zarar etme ihtimalinin düşük olduğu ,hatta  bu günün  fiyatından petrole yapılan yatırımın 2011 yılının 3. ve 4. çeyreğinde kar getireceği belirtiliyor.

En Kazançlı Yatırım Aracı Hangisi?

Her gün milyonlarca insan çeşitli finansal yatırım araçlarına yatırım yaparak az veya çok gelir elde edebiliyorlar. Çok büyük miktarlarda paraların döndüğü bu pazarlar , yeni katılımcıları ile sürekli genişlemekte ve gelişen teknoloji sayesinde çok daha kolay gelir elde edilen birer araç olarak talep görmektedirler. Söz konusu finansal yatırım araçları Borsa, Varant, VOB, Altın Ticareti, Emtia Ticareti, Endeks Ticareti, Döviz Ticareti , Forex Piyasasıdır. Daha önce hiç yatırım yapmamış fakat bunu tecrübe etmek isteyen bir çok yatırımcı adayının kafasında aynı soru vardır.

Söz konusu finansal araçlardan hangisi en çok kazandıran yatırım aracıdır?

Borsa’da işlem yaparak hatta halk tabiriyle oynayarak zengin olmak birçok insanın hayalidir. Herkes hayatında en az bir kere “borsada çok para var” diyen birisine denk gelmiştir mutlaka. Peki gerçekten de borsada çok para var mı? Borsa, yani sermaye piyasaları çeşitli menkul kıymetin ticaretinin yapıldığı, kendine has kuralları olan kurumsal bir piyasadır. Sermaye piyasalarında, hisse senedi,bono, tahviller, döviz, emtia ve çeşitli yatırım fonlarının ticareti yapılmaktadır. Klasik olarak 3′e al 5′e sat mantığının hakim olduğu borsada işlem yapabilmek için yeteri kadar tecrübeli ve ön görülü olmak gerekmektedir. Öyle ki herhangi bir hisse senedine yatırım yapmayı planlan yatırımcının, hisse senedini almadan önce dünyada ve ülkemizde olup biten siyasal ve ekonomik gelişmeleri yakından takip etmesi , ve almayı düşündüğü hisse senedine ait bilgileri incelemesi ve hatta bir uzmanın görüşünü alması gerekir. Yine borsa’da kısa vadeli işlem diye tabir edilen anlık alış- satışlardan kar etmek neredeyse imkânsızdır. Borsa’da kar elde etmek için uzun vadeli işlem yapmak gerekir. Hissesini aldığınız şirketin batmayacağının garantisi olmadığı gibi, sadece değer kaybederek bile zarar etmenizi sebep olabilir. Borsa’nın en ön görülmesi gereken durumu manipüle edileceğidir. Borsa’da para miktarı fazla olan spekülatörler borsayı bir anda yükseltebilir veya düşürebilirler. Emtia ve döviz ticareti borsadan ziyade kullanım kolaylığı sebebiyle forex piyasalarında işlem görmektedir. Fakat sokaktaki yatırımcı diye adlandırdığımız kesim, uzun yıllardır olduğu gibi, döviz veya altın değer kaybettiğinde alıp yükseldiğinde satarak ufak çaplı da olsa kar elde etmektedirler. Borsa’da uzun vadede kar sağlanabilmektedir. Kısa vadeli işlemlerden kazanç sağlamak daha zordur. Çeşitli aracı kurumların sunduğu platformlar ve internet bankacılığı ile borsada online olarak işlem yapma kolaylığı bulunmasına rağmen sıcak para getirisi yüksek bir piyasa değildir. Ayrıca Borsa’yı çok iyi bilen borsa uzmanlarının bile değişken koşulları ve manipüle edilebilir olması sebebiyle tahmin edilmesi zor olan bu piyasadan zengin olabilecek kadar para kazanamadıkları bilinmektedir.

Varant ise sermaye kurulu piyasası dâhilinde bulunan yeni bir yatırım aracıdır. Dayanak varlıkları olarak İMKB 30 Endeksindeki pay ve/veya İMKB 30 Endeksi kapsamındaki birden çok paydan oluşan sepetin kazandığı/ kaybettiği değerler sonucunda, yatırımcının ön görüleri doğru çıkarsa, yükseliş veya düşüşlerden kar etmesi mümkündür. Fakat yatırımcı Varant satın aldığında sadece söz konusu varlığı satma veya alma hakkını kazanmış demektir yani varlığın kendisini kazanamadığı için kar payı veya tasfiyeden öncelikli yararlanma hakkına sahip olamazlar. Ayrıca yatırımcının karından banka ve aracı kurumlar tarafından %10 tevkif yapıldığı için çok büyük gelir oranına sahip bir yatırım aracı değildir.

VOB yani Vadeli İşlem Ve Opsiyon Borsasında 4 farklı piyasa bulunmakta olup bunlar: Hisse Senedi, Endeks, Emtia ve Döviz piyasalarıdır. Bir aracı kurum vasıtasıyla işlem yapılabilen VOB’da kısa ve uzun vadeli işlemler yapabilir, düşen ve yükselen değerlerden kar elde edilebilmektedir. Ücretsiz eğitim, canlı destek hattı, kaldıraç oranları ve işlem platformu, aracı kurumların sunduğu avantajlardandır. Kaldıraç oranı kullanılarak yüksek kazanç veya zarar elde edilebilir. VOB piyasasının dezavantajları ise ülkemize uyumlu olmayan işlem saatleri ve likitide oranı düşük olduğu için manipüle edilebilir olma ihtimalinin olmasıdır. Henüz tam anlamıyla oturmamış bir piyasa olduğu için yüksek kazançlar her zaman mümkün değildir.

Forex ise döviz ticareti, emtia ticareti, endeks ticareti ve hisse senedi işlemlerinin yapıldığı, günlük likitide miktarı ile dünyanın en büyük finansal piyasasıdır. Tıpkı VOB gibi online işlem platformu ile ticaret yapılmakta olup, aracı kurumun sunduğu kaldıraç oranları, spread aralıkları gibi etkenler doğrultusunda avantajlı yatırım imkanı sunmaktadır. Kısa vadeli işlemler yapılarak günlük kar elde edilebildiği gibi uzun vadeli işlemler ile daha fazla kazanmanın mümkün olduğu Forex tek bir platform döviz ticaretinin yanı sıra ile hem altın, petrol gibi emtialara , hem de dünya borsa endekslerine yatırım yapmanıza imkan sunmaktadır. Çeşitli analiz ve grafikler ile ön görülebilen bir piyasa olması, tüm dünyayla eş zamanlı olması ve yüksek likitide oranı ile neredeyse herkesin işlem yapıp kazanç elde edebileceği bir pazardır. İşlem yaparken sermayenizin Borsa’daki gibi birden yok olması söz konusu değildir, sermayeyi korumak için çeşitli emirler girerek bunun önüne geçilebilinmektedir. Manipüle edilemeyecek kadar büyük oluşu sebebiyle güvenli yatırım imkanı sunmaktadır. Forex ile kazanmak için sadece iyi bir aracı kurum edinmek ve deneyim kazandıktan sonra ön görü sahibi olarak yatırım yapmak gerekmektedir.

Sonuç olarak kullanım kolaylığı, çabuk öğrenilebilir olması, ücretsiz eğitim, 7/24 destek hattı , günlük piyasa yorumları, online platform ile piyasa değerlerinin anlık olarak takip edilebilir olması ve yatırımcıya dünya ile eş zamanlı olarak işlem yapma fırsatı vermesi sebebiyle Forex en çabuk, en kolay ve en kısa zamanda kazandıran yatırım aracıdır. Yatırımcı tecrübesi ve kaliteli aracı kurum ile bir araya geldiğinde kesinlikle en çok kazanılan yatırım aracı olmaktadır. Sanal para ile denemek için tıklayın.

En İyi Yatırım Aracı Hangisi?

Günümüzde yatırım araçlarının zenginliği, yatırımcıya seçme hakkı sunmanın yanında soru işaretlerine de sebep olmaktadır. Bu yatırım araçlarından Vadeli Opsiyon Borsası (VOB), Emtia, Borsası, Varant ve Forex içinden hangisi daha avantajlı olabilir, kolaylıkları, zorlukları, eksisi ve artısı bakımından hangisi her ölçekteki yatırımcıya başka bir tabir ile sokaktaki yatırımcıya hitap ediyor?

İşlem yapılan ürünler;

Vadeli Opsiyon Borsasında: Hisse Senedi Endeks ( İMKB-30, İMKB-100), Döviz (Dolar, Euro),Faiz ( Gösterge DİBS), Emtia ( Ege Pamuk, Anadolu Kırmızı Buğday ve Altın işlem görürken, Forex Piyasasında USD, EUR, JPY, GBP, CHF, CAD, NZD, ZAR, SGD, AUD gibi para birimleri , gümüş, altın gibi değerli madenler ve petrol ticareti olanağı sunmaktadır.

Emtia Borsası: Ham petrol, doğal gaz gibi enerji ürünleri, buğday, kahve, kakao, mısır, pirinç pamuk,çeşitli tohumlar gibi tarım ürünleri, şeker, bor gibi mineraller, altın, gümüş, bakır, alüminyum gibi çeşitli madenler emtia mallarının ticareti yapılır. Bunun yanı sıra kendisinden daha değerli ve farklı ürünlere dönüştürülebilen ve çok sayıda olan her mal emtia malı sayılacağı için bu piyasanın yatırım ürünleri oldukça fazladır.

Varant:Dünyadaki varantlar hisse senedi, uygun görülmesi halinde konvertibl dövizler, emtia, hazine bonoları, kıymetli madenler, döviz gibi çeşitli dayanak varlıklara ve hatta iklim olaylarına endeksli olarak ihraç edilebilir, Türkiye’de İMKB 30 hisse senetleri ana endeksi ile sınırlıdır.

Forex: Onlarca parite ve USD – Amerikan Doları, EUR – Euro, JPY – Japon Yeni ,GBP – İngiliz Sterlini, CHF – İsviçre Frankı, CAD – Kanada Doları ve AUD – Avustralya Doları gibi döviz işlemleri, kambiyo işlemleri, altın, gümüş, petrol, çeşitli madenler gibi emtialar ve hisse senedi endeksleri de işlem görmektedir. Şimdi ücretsiz deneme hesabı açan herkes forex eğitimi ve kitabı kazanıyor. Risk almadan sanal para ile deneyin! Hesap aç!

İşlem Saatleri;

VOB; İşlem yapılmayan dönem: 8.45 – 9.15 , Normal Seans: 9.15-17.15 , Uzlaşma Fiyatlarının ilanı ve Teminat Tamamlama Çağrılarının Yayınlanması: 17.25 , Takas Süresinin Başlangıcı:17.25 , Takas Süresinin Sonu:14.30 olarak gerçekleşmektedir.

Varantlar; Hisse Senetleri Piyasasının normal seans saatlerinde – birinci seans 09:50 – 12:30 arasında, ikinci seans 14:20 – 17:30 arasında- işlem yapılmaktadır.

Emtia Ticareti Forex Piyasası dahilinde gerçekleştiği için işlem saatleri aynı olup Pazartesi TSİ 00:00′dan Cuma TSİ 23:00′e kadar sürmektedir. Yani 5 gün 24 saat kesintisiz işlem yapma imkanı vardır.

Vergilendirme bakımından %10 oranında tevkifat yapılması gerektiği için Varant diğerlerine göre dezavantajlıdır . VOB, Emtia Ticareti, Varantlar ve Forex ticareti aracı kurumlar tarafından sunulan işlem platformları ile online olarak yapılmaktadır. Söz konusu aracı kurumlar yüksek kaldıraç oranları, arbitrajlar, çeşitli grafikler, ana para koruma özellikleri gibi kurumdan kuruma farklılık gösteren avantajlar sağlamaktadırlar.

Emtia ticareti ve Forex de fiyatlar düştüğünde alınıp arttığında satılarak kısa veya uzun vadeli pozisyonlarla kar elde edilirken, VOB piyasasında değerler düşerken de kar elde edebilirsiniz. Varant ta durum daha farklıdır. Önceden belirlenmiş bir fiyattan , “söz konusu ürün için alım – satım hakkını” satın alınır ve İMKB 30 Endeksinde yer alan pay ve/veya İMKB 30 Endeksi kapsamında yer alan birden fazla paydan oluşturulan bu sepetin tamamına bakılarak kazandığı veya kaybettiği değerler doğrultusunda yatırımcı kar veya zarar eder. Yani Varant piyasası diğerlerine nazaran daha karmaşıktır.

Sonuç olarak işlem saatleri, vergi avantajı, işlem çeşitleri, kullanım kolaylığı, sermaye miktarı, destek ve eğitim imkanı, piyasa ekranına ulaşım kolaylığı, kısa işlem ile kısa sürede kar elde etme olanağı ve ürün çeşidi açısından Emtia Borsasının da dahilinde olduğu Forex piyasası; VOB, ve Varant Piyasalarına oranla daha çok tercih edilmektedir.

Forex’i sanal para ile denemek için tıklayın!